Handcuff türkçesi Handcuff nedir

Handcuff ile ilgili cümleler

English: Ali is handcuffed.
Turkish: Ali kelepçeli.

English: I put handcuffs on him.
Turkish: Ona kelepçe taktım.

English: They tried to handcuff Tom.
Turkish: Onlar Tom'u kelepçelemeye çalıştı.

English: I was looking for some excitement so I decided to bring the handcuffs.
Turkish: Biraz heyecan arıyordum bu yüzden kelepçeleri getirmeye karar verdim.

English: Put handcuffs on him.
Turkish: Ona kelepçe takın.

Handcuff ingilizcede ne demek, Handcuff nerede nasıl kullanılır?

Handcuffed : Evli. Kelepçeli.

Handcuffing : Kelepçelemek. Kelepçeleme. Kelepçe takmak.

Handcuffs : Kelepçe.

Handcar : Drezin. Demiryollarını kontrol etmek için kullanılan küçük elle çalıştırılan demiryolu aracı.

Handcars : Demiryollarını kontrol etmek için kullanılan küçük elle çalıştırılan demiryolu aracı. Drezin.

Handcrafts : El hüneri. El işi. El becerisi. El sanatı.

Handclasp : El sıkışma.

Handclap : El çırpma. Alkış. Alkışlama.

Handcart : El arabası. Çekçek.

Handcarts : Çekçek. El arabası.

İngilizce Handcuff Türkçe anlamı, Handcuff eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handcuff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Shackle : Elini kolunu bağlamak. Köstek olmak. Engel. Engel olmak. Zincirlemek. Boyunduruk. Pranga. Zincire vurmak. Köstek. Mania.

Cuff : Tokat. Şamar atmak. Şamar. Paça. Sille. Yen. Tokat atmak. Katlanmış pantolon paçası. Tokatlamak.

Iron : Demir. Ütü yapmak. Zincire vurmak. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Demir gibi. Sıkı. Demirden yapılmış. Sağlamlık, dayanıklılık gibi özelliklerinden dolayı çoğu halk inanmalarında ve büyüsel işlemlerde kullanılan maden. Maden uçlu golf sopası.

Clamps : Ambar (yeraltı). Mengene. Kıskaç. Küme. Kenet. Yığın.

Handcuffing : Kelepçeleme.

Clamp : Pens. Mengene ile sıkıştırmak. Yığın. Ambar (yeraltı). Kilit vurmak. Küme. Mengene. Kenet. Sıkıştırmak.

Cleating : Pençe ayakkabı. Kal (bisiklette). Demir. Koçboynuzu gemi. Mesnet takozu. Kaymayı önleyici şey. Cunda bastikası. Koç boynuzu. Bağ levhası.

Handcuff synonyms : manacling, manacles, manacled, bracelets, shackling, manacle, bracelet, cleat, darbies, handcuffs, shackled, bond, cuffs, hamper, fetter, trammel, clips, handlock.

Handcuff ingilizce tanımı, definition of Handcuff

Handcuff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fastening, consisting of an iron ring around the wrist, usually connected by a chain with one on the other wrist. A manacle. Usually in the plural. To apply handcuffs to. To manacle.