Iron türkçesi Iron nedir
- Zincire vurmak.
- Demir.
- Demir gibi.
- Ütü.
- Ütü yapmak.
- Demir kaplamak.
- Sıkı.
- Maden uçlu golf sopası.
- Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Sağlamlık, dayanıklılık gibi özelliklerinden dolayı çoğu halk inanmalarında ve büyüsel işlemlerde kullanılan maden.
- Demirden yapılmış.
- Güçlü.
- Bazı minerallerde, hemen hemen her çeşit toprakta ve mineralli sularda bulunan atom numarası 26, atom ağırlığı 55, 847, sembolü fe olan bir metal element. hemoglobin, miyoglobin, sitokrom, peroksidaz, katalaz gibi bazı hemoproteinlerin temel kısmını oluşturur. esas işlevi oksijenin hemoglobin içinde dokulara ve hücresel oksidasyon mekanizmalarına taşınmasıdır.
- Ütülemek.
- Sert.
- Demir (simgesi fe).
- Sapasağlam.
- Kelepçelemek.
- Turp gibi.
Iron ile ilgili cümleler
English: As the iron was heating up, Mary poured distilled water into the reservoir to make steam.
Turkish: Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.
English: Did you iron all the shirts?
Turkish: Bütün gömlekleri ütüledin mi?
English: Can you iron this T-shirt for me, please?
Turkish: Bu tişörtü benim için ütüler misiniz, lütfen?
English: Cast iron is an alloy of iron and carbon.
Turkish: Dökme demir, bir demir ve karbon alaşımıdır.
English: After the iron had cooled off, Mary wrapped the electrical cord around the iron, put the iron back on the shelf, folded up the ironing board, and put it away back in the closet.
Turkish: Ütü soğuduktan sonra Mary elektrik kablosunu ütüye sardı, ütüyü tekrar rafa koydu, ütü masasını katladı ve onu yine dolaba kaldırdı.
Iron ingilizcede ne demek, Iron nerede nasıl kullanılır?
Iron age : Demir devri. Demir çağı.
Iron analysis : Yem ve dışkı örneğindeki organik kısmın kuru yakma yöntemiyle kül fırınında veya yaş yakma yönteminde asit yardımıyla tamamen yakılarak geriye kalan inorganik kısımda oto analizatör veya atomik absorpsiyon fotometri cihazı yardımıyla demir mineralinin aranması için yapılan analiz. Demir tayini.
Iron bar : Demir çubuk.
Iron bars bender : Demirbüken. Gücüyle demir çubukları büken zorlu kişi bk. zurbaz.
Iron bearing : Demirli.
Iron carbon system : Demir-karbon dizgesi. Demir-karbon sistemi.
Iron cement : Demir macunu.
Iron deficiency anemia in calves : Uzun süre inek sütü ağırlıklı veya yalnızca inek sütüyle beslenen buzağılarda demir eksikliğine bağlı olarak gelişen anemi. Buzağılarda demir eksikliği anemisi.
Iron deficiency : Demir yetersizliği. Demir eksikliği anemisi. Buzağı, kuzu ve oğlaklarda gelişme geriliği, anemi ve iştahsızlık gibi belirtilerle ayırt edilen bir iz element yetersizliği, süt buzağılarının anemisi. Demir eksikliği.
Iron curtain : Demir perde. Sahnede çıkacak herhangi bir yangının seyirci salonuna yayılmasını önleyen demir perde. bk. koruma perdesi. Farklı ideolojilere sahip ülkeler arasında iletişimi ve mal alışverişini engelleyen durum. Demirperde.
İngilizce Iron Türkçe anlamı, Iron eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Iron ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Careful : Dikkatli. Dikkatle yapılmış. Tutumlu (aşırı). Özenli. İtinalı. Onat. Cimri. Titiz. Ölçülü.
Enfetter : Kısıtlamak. Köstek olmak. Engellemek. Zincirlemek.
Handcuff : Kelepçe takmak. Kelepçeye vurmak. Kelepçe. Kelepçe vurmak.
Alpha iron : Alfa demir. Alfa demiri.
Ferruginous : Ferruginöz. Pas renginde. Demirli. Demir içeren.
Chain up : Zincirlerle dizginlemek. Zincirlemek. Prangaya vurmak. Bağlamak. Zincirle bağlamak.
Acrimonious : Acı. Haşin. Huysuz. Ters. Hırçın.
Drastic : Etkili. Yasaklayıcı. Drastik. Zorlayıcı. Esaslı. Şiddetli. Kesin. Pek etkili.
Enchains : Meftun etmek. Zincirle bağlamak. Zincir ile bağlamak. Zincirlemek. Kendine bağlamak.
Close fitting : Dar.
Iron synonyms : structural iron, atomic number 26, metallic element, delta iron, beta iron, ingot iron, ironies, flatirons, bitter, healthier, manacles, scorches, cast iron, chaining, brawny, biting, flat iron, acerbic, irony, metal, knockabout, wrought iron, closefitting, ironings, manacled, fe, dense, soundest, as sound as bell, fasted, acute, austerest, shackling.
Iron zıt anlamlı kelimeler, Iron kelime anlamı
Cool : Soğumak. Sakinleşmek. Serinlemek. Havalı (tip). Serin. Soğutmak. Serin yer. Serinleşmek. Soğukkanlılık. Sönmek (öfke veya arzu vb).
Frail : Narin. Kırılgan. Tatsız. Çelimsiz. Ahlaksız. Sağlıksız. Kolay kırılır. Hafif. Hafif ve kırılgan. Zayıf.
Iron ingilizce tanımı, definition of Iron
Iron kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To smooth with an instrument of iron. Cast iron, In magnetic properties, it is superior to all other substances. An iron-headed club with a deep face, chiefly used in making approaches, lifting a ball over hazards, etc. Sometimes used with out. Consisting of iron. Especially, to smooth, as cloth, with a heated flatiron. As, an iron bar, dust. Viz., cast iron, steel, and wrought iron. Iron usually appears dark brown, from oxidation or impurity, but when pure, or on a fresh surface, is a gray or white metal. It is easily oxidized (rusted) by moisture, and is attacked by many corrosive agents. Symbol Fe (Latin Ferrum). Atomic weight Specific gravity, pure iron, 86. Of, or made of iron. The most common and most useful metallic element, being of almost universal occurrence, usually in the form of an oxide (as hematite, magnetite, etc.), or a hydrous oxide (as limonite, turgite, etc.). It is reduced on an enormous scale in three principal forms.

Bu kısımda Iron kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Iron ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Iron anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Iron ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.