Handcuffed türkçesi Handcuffed nedir
- Evli.
- Kelepçeli.
Handcuffed ile ilgili cümleler
English: Was Ali handcuffed?
Turkish: Ali kelepçelendi mi?
English: The police handcuffed Tom and read him his rights.
Turkish: Polis Tom'u kelepçeledi ve ona haklarını okudu.
English: They handcuffed Tom.
Turkish: Onlar Tom'u kelepçeledi.
English: Ali is handcuffed.
Turkish: Ali kelepçeli.
English: They're handcuffed.
Turkish: Onlar kelepçeliler.
Handcuffed ingilizcede ne demek, Handcuffed nerede nasıl kullanılır?
Handcuff : Kelepçe takmak. Kelepçeye vurmak. Kelepçe. Kelepçelemek. Kelepçe vurmak.
Handcuffing : Kelepçelemek. Kelepçeleme. Kelepçe takmak.
Handcuffs : Kelepçe.
İngilizce Handcuffed Türkçe anlamı, Handcuffed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Handcuffed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cuff : Sille. Manşet. Tokat. Şamar. Paça. Tokat atmak. Şamar atmak. Kelepçe. Kol ağzı. Tokatlamak.
Getting married : Evlenme. Nikah masasına oturma.
Bond : Karşılıklı sevgi. Rabıta. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Kefil olmak. Bağlanma. Yapışma. Muhabbet. Yazılı anlaşma ya da söz. Antrepoya koymak.
Fetter : Zincire vurmak. Ayağına zincir vurmak. Atlarda hareketsizliği sağlamak amacıyla bukağılık bölgesine uygulanan halka biçimindeki aygıt. Prangaya vurmak. Köstek olmak. Köstek. Pranga. Zincir vurmak. Bağlamak.
Connubial : Evlilik. Karı kocalığa ait. Evliliğe ait. Evlilikle ilgili. İzdivacı. İzdivaci. Evlilik ile ilgili.
In double harness : İki koşumu olan. Çift koşumlu.
Marrieds : Nikahlı. Başı bağlı. Evlenmiş. Evliliğe veya evlilere özgü.
Shackle : Köstek. Kelepçelemek. Zincir. Prangaya vurmak. Engel olmak. Boyunduruk. Zincirlemek. Elini kolunu bağlamak. Zincire vurmak. Pranga.
Hamper : Zorluk çıkarmak. Aksatmak. Engel oluşturmak. Travay. Engel olmak. Yokuş yapmak. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Güçleştirmek. Kapaklı sepet.
Trammel : Bir tür balık ağı. Bukağı. Ayak bağı. Tuzağa düşürmek. Avlamak. Kollu pergel. Gereç. Elipsograf. Engel. Güçleştirmek.
Handcuffed synonyms : wedded, manacle, handlock, hitched, married.

Bu kısımda Handcuffed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Handcuffed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Handcuffed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Handcuffed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.