Handpick türkçesi Handpick nedir

  • Özenle seçmek.
  • Aradan seçmek.
  • Elle toplamak.
  • Dikkatle toplamak.

Handpick ingilizcede ne demek, Handpick nerede nasıl kullanılır?

Handpicked : Titizlikle seçilmiş. Özenle seçilmiş. İtinayla seçilmiş. Elle toplanmış. Elle toplanan (makineyle olana karşın). Titizlikle ve bizzat uygun görülen veya seçilen (örneğin: takım için kişi). Özene bezene seçilmiş.

Handpicking : Elle toplama. Özenle seçmek. Aradan seçmek. Dikkatle toplamak. Tavuklama. Elle toplamak.

Handpicks : Aradan seçmek. Elle toplamak. Dikkatle toplamak. Özenle seçmek.

Handpiece : El aleti. Rötatif uygulamaları tutmak için kullanılan elle tutulan dişçi aleti. Anguldurva.

Handprint : Elin yüzey üzerine koyulduğunda oluşan iz. El yazması. El izi.

Hand and foot : El pençe divan. Elini ayağını oynatamayacak şekilde.

Hand around : Elden ele geçirmek.

Hand auger : El burgusu. El matkabı.

Hand ax : El baltası.

Hand back : İade etmek. Geri vermek.

İngilizce Handpick Türkçe anlamı, Handpick eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handpick ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Handpicking : Tavuklama. Elle toplama.

Trammel : Tuzağa düşürmek. Ayak bağı. Güçleştirmek. Kollu pergel. Gereç. Bir tür balık ağı. Engel. Elipsograf. Bukağı. Avlamak.

 

Cuff : Tokatlamak. Şamar atmak. Paça. Şamar. Manşet. Katlanmış pantolon paçası. Yumruk. Tokat atmak. Sille. Yen.

Pick and choose : Titizlikle seçmek. Çok dikkatli seçmek.

Bond : Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Yapışma. Antrepoya koymak. Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Muhabbet. Rabıta. Karşılıklı sevgi. Bağlamak. Tutturmak. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım.

Manacle : Kelepçeye vurmak. Kelepçe takmak. Kelepçelemek. Kelepçe.

Handcuff : Kelepçe. Kelepçelemek. Kelepçe vurmak. Kelepçeye vurmak. Kelepçe takmak.

Shackle : Zincirlemek. Pranga. Zincir. Engel olmak. Köstek. Mania. Elini kolunu bağlamak. Köstek olmak. Prangaya vurmak. Engel.

Hamper : Olmak. Kösteklemek. Kapaklı sepet. Yokuş yapmak. Güçleştirmek. Zorluk çıkarmak. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Engel olmak. Travay.

Handpick synonyms : handpicks.