Handy türkçesi Handy nedir

Handy ile ilgili cümleler

English: This is a handy little box.
Turkish: Bu kullanışlı küçük bir kutu.

English: A car is a handy thing to own.
Turkish: Bir araba sahip olmak için kullanışlı bir şey.

English: She's very handy with a saw.
Turkish: Onun eli testereye yatkındır.

English: Thanks indeed, handy this!
Turkish: Gerçekten teşekkürler, bu çok kullanışlı.

English: I never thought this rubber band would come in handy when I put it in my pocket this morning.
Turkish: Bu sabah cebime koyduğumda bu lastik bandın işe yarayacağını asla düşünmedim.

Handy ingilizcede ne demek, Handy nerede nasıl kullanılır?

Handy man : Becerikli olan kimse. Çeşitli küçük onarım veya inşaat işleri yapmak üzere işe alınan adam.

Come in handy : Yararı dokunmak. Faydalı olmak. (ileride) faydalı olmak. Yararlı bir hal almak. İşe yaramak. Elverişli olmak. Kullanışlı olmak.

Keep handy : Bulundurmak.

Keep something handy : El altında bulundurmak.

Handyman : Elinden her iş gelen erkek. Becerikli işçi. Eli işe yatkın erkek. Elinden her iş gelen kimse. Tamirat vb gibi işlerde becerikli olan kimse. El ulağı. Hünerli işçi.

 

Hand around : Elden ele geçirmek.

Hand and foot : El pençe divan. Elini ayağını oynatamayacak şekilde.

Shandy : Zencefilli gazoz katılmış bira. Bira ve gazoz karışımı bir içki.

Hand and glove : Sıkı fıkı. Samimi. Yakın ilişki içinde birlikte çalışma.

Hand annotation : El yazısı.

İngilizce Handy Türkçe anlamı, Handy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active : Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Enerjik. Aktif. Çalışan. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Muvazzaf. Hareketli. Etkin.

Connection : Aktarma. Uyuşturucu satıcısı. İlişik. Bağlantı. Dost. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek. Aktarmalı taşıt. Bağlama. Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb.

Businesslike : İşten anlayan. Başarılı. Sistemli. Jüyeli. Sağduyulu. Ciddi. Düzenli.

General purpose : Her işe elverişli. Genel maksat. Genel amaçlı. Genel maksatlı. Her amaca uygun. Genel amaç.

Commodious : Rahat. Geniş. Ferah. Ehven.

Convenient : Ulaşması kolay. Rahat. Münasip. İşe yarar. Müsait. Uygun. Elverişli.

 

Proficient : Uzman. Usta. Yeterli. Ehliyetli. Yetenekli. Maharetli. Becerikli. Ustalıkla.

Benign : Merhametli. Tehlikesiz. İyicil. Mülayim. İyi tabiatlı, kötücül olmayan, özellikle çıkarılışını takiben tekrarlanmayan tümörler için kullanılır, benign, selim, iyi huylu. Yumuşak (hava). İyi kalpli. Halim selim. Sevecen.

Beneficial : Faydalı. Kazançlı. Karlı. Hayırlı. Mülkten yararlanma hakkıyla ilgili (hukuk terimi). Mülkten yararlanma hakkıyla ilgili.

Connected : -e ait. Birleşik. Aktarmalı. İlintili. Bağlantılı. Akraba. Alakadar. İlgili. Bağlı.

Handy synonyms : disposed, fructuous, analogous, connate, on hand, accessible, adept, daedalian, skillful, able, benignant, expert, daedal, ready to hands, operable, ready, exercitation, wise, hardheaded, craftiest, readiest, assistive, constructive, applicatory, adroit, immediate, at hand, adepts, efficacious, benefic, available, akin to, ready to hand.

Handy zıt anlamlı kelimeler, Handy kelime anlamı

Inaccessible : Erişilmez. Erişilemez. Ulaşılamaz. Ulaşılmaz. Yanına varılmaz. Yaklaşılamaz.

Inconvenient : Külfetli. Uygunsuz. Sakıncalı. Sıkıntı veren. Elverişsiz. Sıkıcı. Sırasız. Rahatsız edici. Zor. Uygun olmayan.

Handy ingilizce tanımı, definition of Handy

Handy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Performed by the hand.