Haus türkçesi Haus nedir
Haus ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary look exhausted.
Turkish: Ali ve Mary bitkin görünüyor.
English: Ali acts like he's exhausted.
Turkish: Ali çok yorgun gibi davranıyor.
English: Ali and Mary both looked exhausted.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de yorgun görünüyordu.
English: A marathon is pretty exhausting.
Turkish: Bir maraton oldukça yorucudur.
English: I will teach you Hausa and you will teach me Korean.
Turkish: Sana Hausaca öğreteceğim, sense bana Korece öğreteceksin.
Haus ingilizcede ne demek, Haus nerede nasıl kullanılır?
Hausdorff space : Hausdorff uzayı.
Hausfrau : Ev kadını (almanca). Ev hanımı.
Hausfrauen : Ev hanımı. Ev kadını (almanca).
Hausfraus : Ev hanımı.
Hausman and taylor estimator : Hausman-taylor tahmincisi.
Hausman wise model : Hausman wise modeli.
Haustellum : Böceklerin emme organı.
Hausman test : Hausman sınaması.
Hausman and taylor specification : Hausman-taylor belirginleştirmesi.
Hausman taylor model : Hausman taylor modeli.
İngilizce Haus Türkçe anlamı, Haus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Haus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cart : El arabası. At arabası ile taşımak. Araba. At arabası. Götürmek. Çekçek. Yük arabası. Taşımak. Araba ile taşımak.
Dwelling : [#ikamet İkametgah]. İkamet. Oturma. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. Yapı. Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak. Mukim. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer.
Pull : Nüfuz. Çekme. Toplamak. Koymak. Hareket etmek. Çekiştirmek. Gelmek. Koparmak. Torpil. İltimas.
Aboded : İkamet. İkamet yeri. Bir yerde ikamet etmek. Oturulan yer. İkametgah. İkamet etme (bir yerde). Sükna. Oturma.
Aboding : Sükna. Oturma. İkamet. İkamet yeri. İkametgah. İkamet etme (bir yerde). Bir yerde ikamet etmek. Oturulan yer.
Hale : Sürüklemek. Zinde. Sağlıklı. Dinç. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Sağlam. Missouri eyaletinde şehir.
Domiciling : Yerleştirmek. Ödemek. Yerleşmek. Ev. Poliçenin ödendiği yer. Oturma yeri. Oturmak. Ödemek (poliçe). İkamet ettirmek.
Abode : Olduğu yer. Oturulan yer. Ev. Bir yerde ikamet etmek. Yer. İkamet yeri. Sükna. İkamet. Yurt.
Transport : Taşımacılık yapmak. Heyecanlandırmak. Başını döndürmek. Araç. Götürmek. Taşımacılık. Bir maddenin bir yerden başka bir yere taşınması. transport. Sürmek. Götürmek (bir yerden başka bir yere). Taşıt.
Biding : Yaşanılan yer. Barınak. Bekleme. İkamet. Oturulan yer. Bekleyiş.
Haus synonyms : flat, piggyback, bouse, domicil, domiciles, domicils, dwelling place, bowse, domicile, dwelling house, drag, force, condo, condos, carry, draw, abodes.
Haus zıt anlamlı kelimeler, Haus kelime anlamı
Push : Uyuşturucu satmak. Dayanmak. Çaba harcamak. Vuruşta elin toptan ayrılmadan bir süre kalması eylemi. Zorlamak. Hücum. Bastırmak. Dürtme. Ikınmak.

Bu kısımda Haus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Haus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Haus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Haus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.