Havaalanı nedir, Havaalanı ne demek

  • İçerisindeki bina, tesis ve donatımlar dâhil uçakların iniş, kalkış ve yer hareketlerini yaparken kullanabilmeleri amacıyla belirlenmiş, ülke içindeki uçuşların yapıldığı saha

"Havaalanı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ancak havaalanı yolunda kayda değer bir bilgi daha edinmişti." - E. Şafak

Havaalanı kısaca anlamı, tanımı:

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Gökyüzü. Çevreyi kuşatan boşluk. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Esinti. Çekicilik. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Tarz, üslup. Keyif, âlem. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz).

Bina : Yapı. Çatı. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap.

Tesis : Yapma, kurma, temelini atma. Kuruluş.

Donatım : Donatma, teçhiz. Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler. Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.

 

Uçak : Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.

Kalkış : Kalkma işi.

Hareket : Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Devinim. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Deprem. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Davranış, tutum. Yola çıkma.

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet.

Meydan : Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Alan, saha. Fırsat, imkân veya vakit.

Havaalanı ile ilgili Cümleler

  • Havaalanı çok yakın.
  • Ben havaalanında bir arkadaşla karşılaştım.
  • Ebeveynlerim amcamı uğurlamak için havaalanına gitti.
  • Havaalanı bu civarda.
  • Havaalanı için bir sonraki tren 2. platformdan ayrılacak.
  • Havaalanı ile ilgili bir resmim var.
  • Ali Mary'nin onu havaalanına götürmesini istedi.
  • Yarın akşam 7.00'de Haneda Havaalanına geleceğim.
  • Havaalanı nerede?
  • Ali seni arabayla havaalanına götürecek.
  • Havaalanı orada.
  • Tom'u havaalanına götürdün mü?
  • Tom'u yolcu etmek için havaalanına gittim.
  • Havaalanı Osaka Bay'dadır.

Diğer dillerde Havaalanı anlamı nedir?

İngilizce'de Havaalanı ne demek? : n. airport, drome, airfield, aerodrome, airdrome

Fransızca'da Havaalanı : terrain d'aviation

Almanca'da Havaalanı : Flughafen, Flugplatz

Rusça'da Havaalanı : n. аэродром (M)