Kalkış nedir, Kalkış ne demek
Kalkış hakkında bilgiler
Kalkış; uçabilen canlılar ve hava taşıtlarının yer, su ve diğer yüzeylerle temasının kesilerek uçmaya başlaması. Uzay araçları ve roketlerin yeryüzü ile büyük bir açı yapacak şekilde rampadan yaptığı kalkışa genellikle fırlatma denir.
Bir nesnenin kalkış yapabilmesi için taşıma kuvvetinin yer çekimini yenmesi gerekir. Hava taşıtları, dikey kalkış ve yatay (ufkî) kalkış yapabilenler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bazı melez taşıtlar ise hem dikey hem de ufkî kalkış yapabilirler. Çoğu sabit kanatlı hava aracı, kanatlardaki taşımanın yeterli düzeye ulaşabilmesi için ufkî olarak yerde hızlanır. Helikopter gibi döner kanatlı hava araçları pallerde oluşan taşıma kuvveti ile kalkışa geçerler. Sıcak hava balonları ise balon içerisindeki sıcak havanın dışarıdaki havadan hafif olması nedeniyle oluşan batmazlık (buoyancy) kuvveti sayesinde kalkış yaparlar.
Kalkış ile ilgili Cümleler
- O, defalarca intihar etmeye kalkıştı.
- Kalkışımızı yağmur nedeniyle erteledik.
- Yoğun kar onların kalkışını erteletti.
- Kalkış inişten daha kolaydır.
- Buna kalkış!
- Kalkışa hazırım.
- Ali kendini öldürmeye kalkıştı.
- Bunu tek başına yapmaya kalkışma.
- Lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın ve kalkış için hazırlanın.
- Kötü hava uçağın kalkışını iki saat geciktirdi.
- Kalkışı yarına kadar erteledik.
Kalkış anlamı, tanımı:
Kalkışa geçmek : Uçak havalanmak için pistten ayrılmak.
Kalkış yarışı : Kura ile eşleşen iki otomobilin aynı anda başlayarak 402 metrelik düz ve asfalt bir zemini en kısa zamanda bitirmesine dayalı bir yarış, otodrag.
Kalkışılmak : Kalkışma işine konu olmak.
Kalkışma : İsyan, ayaklanma, kıyam. Kalkışmak işi.
Kalkışmak : Girişmek, başlamak, yeltenmek. Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek.
Kalkma : Kalkmak işi.
Canlı : Güçlü, etkili. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Canlı yayın. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik.
Hava : Esinti. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Gökyüzü. Çevreyi kuşatan boşluk. Müzik parçalarında tür. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Tarz, üslup. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Çekicilik. Keyif, âlem.
Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.
Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
Temas : Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Değinme, sözünü etme, bahsetme. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Dokunma. Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet.
Kalkış limanı : Geminin yüklendiği liman.
Kalkış nesnesi : C bir kategori olmak üzere, C'nin her c nesnesi için biricik k ->c oku olması halinde, k bir kalkış nesnesidir. Örneğin, Set 'te boş küme bir kalkış nesnesidir. C 'de bir kalkış nesnesi varsa, izomorfizma anlamında tektir.
Kalkışa geç : Alıcı yönetmenine, oturduğu yerden kalkmak üzere bulunan bir kimseyi çerçeve içinde tutmaya hazırlanması için verilen komut.
Kalkışa geçme aşamasındaki toplum : Kalkınmanın süreklilik göstermeye başladığı, yabancı ve yurtiçi tasarrufların harekete geçirilerek iktisadi büyümeyi hızlandırmak için üretken yatırımların yeterli bir düzeye yükseltildiği ve hızla gelişen birden fazla temel imalat sanayi dalının kurulduğu Rostowgil büyüme aşamalarının üçüncüsü.
Kalkışa hazırlık aşamasındaki toplum : Sosyal sabit sermaye yatırımlarının ve özellikle ulaştırma yatırımlarının gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak tarım ile ticaretten sanayiye geçişi gerçekleştirecek iktisadi düzen ile siyasi, sosyal ve kültürel yapıya ilişkin düşüncelerde köklü değişikliklerinin oluşmaya başladığı Rostowgil büyüme aşamalarının ikincisi.
Kalkışabilme : Kalkışabilmek işi.
Kalkışabilmek : Kalkışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Kalkışılma : Kalkışılmak durumu.
Diğer dillerde Kalkış anlamı nedir?
İngilizce'de Kalkış ne demek? : n. lift-off, take off, departure
v. attempt, have a stab at, dare, assay, embark, engage in, essay, set off
Fransızca'da Kalkış : décollage [le], départ [le]
Almanca'da Kalkış : Abfahrt, Abgang
Rusça'da Kalkış : n. поднятие (N), взлет (M), вылет (M), старт (M)
adj. взлетный


Bu kısımda Kalkış nedir? Kalkış ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kalkış tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kalkış hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.