Have a feeling türkçesi Have a feeling nedir

  • İçine doğmak.

Have a feeling ile ilgili cümleler

English: I have a feeling I'm going to regret this.
Turkish: Bundan pişman olacağımı hissediyorum.

English: I have a feeling I know where Tom is.
Turkish: Tom'un nerede olduğunu bildiğime dair içimde bir his var.

English: I have a feeling I'm going to really like living in Boston.
Turkish: İçimde Boston'da yaşamaktan gerçekten hoşlanacağıma dair bir his var.

English: I have a feeling he is right.
Turkish: Onun haklı olduğuna dair bir hissim var.

English: I have a feeling I'm going to like this place.
Turkish: İçimde bu yeri seveceğim gibi bir his var.

Have a feeling ingilizcede ne demek, Have a feeling nerede nasıl kullanılır?

Have : Etmek. Yaptırmak. Zorunda olmak. Yapmak. Bulunmak. Sahip olmak. Kabul etmek. Olmak. Almak. Elde etmek.

A : En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. La (müzik terimi). Miktar belirtir. Amperin simgesi. (herhangi) bir. Herhangi bir.

Feeling : Dokunma. Acıma. Sezgi. Duyarlık. Dokunum. Hassas. His. Duyma. Heyecan. Duygusal.

Have a feeling for : Dilinden anlamak.

Have a baby : Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak. Doğurmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bath : Yıkanmak. Banyo yapmak. Banyo almak. Banyoda kendini yıkamak.

 

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a ball : İyi eğlenceler. Güzel eğlenmek. Balomuza gelin. Çok iyi vakit geçirmek. Güzel zaman geçirmek. Çok eğlenmek. Çılgınca eğlenmek.

Have a bathroom : Banyo yapmak. Yıkanmak.

İngilizce Have a feeling Türkçe anlamı, Have a feeling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a feeling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guessing : Zannetmek. Kestirme. Tahmin etmek. Sezmek. Tahminde bulunmak. Varsayımda bulunmak.

Divined : Gaipten haber vermek. Kehanette bulunmak. İlahi. Tahmin etmek. Harikulade bulmak. Falcı. Kutsal. Sezmek. Hissetmek.

Guesses : Tahminde bulunmak. Sezmek. Zannetmek. Tahmin etmek. Varsayımda bulunmak.

Forebodes : Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Önsezi. Önceden sezmek.

Have a hunch : Hissetmek. Sezmek. Kalbine doğmak.

Divine : Falcı. Tanrı'ya adanmış. Sezmek. Hissetmek. İlahi. Tahmin etmek. Kutsal. Harikulade bulmak. Tanrısal.

Forebode : Önsezi. Önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Uğursuz saymak. Önceden sezmek.

Divines : Kutsal. Kehanette bulunmak. İlahi. Sezmek. Falcı. Hissetmek. Tahmin etmek. Harikulade bulmak. Gaipten haber vermek.

Foreboded : Önsezi. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Önceden haber vermek. Önceden sezmek. Belirtisi olmak.

Intuit : Sezmek.

Have a feeling synonyms : guess, forefeels, divining, guessed, forefeel.