Have dealings türkçesi Have dealings nedir

  • Alışveriş yapmak.

Have dealings ingilizcede ne demek, Have dealings nerede nasıl kullanılır?

Have : Etmek. Dolandırmak. Aldatmak. Malik olmak. Buyurmak. Kabul etmek. Göz yummak. Yaptırmak. Olmak. Elde etmek.

Dealings : İlişkiler. İş. Alışveriş. İş ilişkileri. Bağlantı. Muamele. İş ilişkisi. İlişki.

Have a baby : Çocuk sahibi olmak. Doğurmak. Bebeği olmak.

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad record : Kötü şöhreti olmak. Kötü tanınmak.

İngilizce Have dealings Türkçe anlamı, Have dealings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have dealings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Do shopping : Çarşıya çıkmak. Alışveriş etmek. Alışverişe çıkmak.

Marketed : Satmak. Pazarlamak. Pazarlanan.

Go shopping : Alışverişe gitmek. Dükkanları dolaşmak. Alışverişe çıkmak. Çarşıya çıkmak. Piyasayı araştırmak. Çarşıya gitmek.

Buy into : Bütün kalbiyle ve hiç sorgulamaksızın inanmak. Hisse almak. (bir fikri) benimsemek. Yutmak. Müşterisi olmak. (bir fikre) rağbet etmek. Müşteri olmak.

Trade : Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Sanat. Alım satım yapmak. İş yapmak. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Takas etmek. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. Tecim. Ticaret.

 

Deal with : Gerekeni yapıp üstesinden gelmek. İle ilgilenmek. İdare etmek. Halletmek. Ticaretini yapmak. Ele almak. Hakkından gelmek. İş yapmak. -i idare etmek. Ticaret yapmak.

Trucked : Mal ile ödemek. Kamyon ile yük taşımak. Kamyon. Trampa. Gitmek. Trampa etmek. Takas etmek. Değiş tokuş etmek. El arabası ile yük taşımak.

The trade : Almak. Sanat. Uzmanlığa sahip insanlar. Takas etmek. Alım satım yapmak. İş yapmak. Alışveriş. Ticaret. Satmak.

Truck : Yüklet. El arabası ile yük taşımak. Kamyon ile yük taşımak. Direk şapkası (gemi). Pılı pırtı. Patlamasız motorla çalışan, bir tondan fazla yük taşımacılığında kullanılan taşıt. Yük vagonu. Trampa etmek. Trampa.

Markets : Satmak. Pazarlar. Pazarlamak. Piyasalar.

Have dealings synonyms : market, shop.