Truck türkçesi Truck nedir

  • Değersiz eşya.
  • Pılı pırtı.
  • Kamyon ile yük taşımak.
  • Alışveriş yapmak.
  • İlişki.
  • Kamyon.
  • Yük vagonu.
  • Bostan sebzesi.
  • Değiş tokuş etmek.
  • Trampa.
  • El arabası ile yük taşımak.
  • Mal ücret yöntemi.
  • İşçilere ücretlerinin tümü ya da bir bölümünün mal olarak verilmesi.
  • Gitmek.
  • Takas.
  • Değiş tokuş.
  • Direk şapkası (gemi).
  • Yüklet.
  • El arabası.
  • Trampa etmek.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Takas etmek.
  • Patlamasız motorla çalışan, bir tondan fazla yük taşımacılığında kullanılan taşıt.
  • Mal ile ödemek.

Truck ile ilgili cümleler

English: A truck was careering along the road.
Turkish: Kamyon yolda tüm hızıyla dönüyordu.

English: A lot of truck drivers eat here.
Turkish: Birçok kamyon sürücüsü burada yemek yer.

English: A truck hit the dog.
Turkish: Bir kamyon köpeğe çarptı.

English: A truck ran over our dog.
Turkish: Bir kamyon bizim köpeği ezdi.

English: A large truck came around the corner.
Turkish: Köşeye büyük bir kamyon geldi.

Truck ingilizcede ne demek, Truck nerede nasıl kullanılır?

Truck crane : Kamyonlu vinç. Vinçli kamyon. Kamyon vinci.

Truck dealer : Kamyon satıcısı.

Truck driver : Kamyon haydavcısı. Kamyoncu. Kamyon şoförü. Kamyon sürücüsü.

Truck engine : Kamyon motoru.

Truck farm : Sebze bahçesi. Bostan.

Truck jack : Kamyon krikosu.

 

Truck traffic : Kamyon trafiği.

Truck garden : Sebze bahçesi. Bostan.

Truck system : Ücretleri mal olarak ödeme. Ayni ücret. İşçilere ücret olarak mal verme yöntemi. Ücretleri mal vererek ödeme. İşçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında ödemenin para yerine malla yapılması.

Truck farming : Bostancılık.

İngilizce Truck Türkçe anlamı, Truck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Truck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commerce : İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Tecim. Cinsel ilişki. İş. Ticaret. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların kar elde etme amacıyla giriştikleri her türlü mal değişimi. Alım satım.

Cambium : Bitkilerin iletim demetlerinde, bir ya da birkaç sıra meristematik hücre tabakasından oluşan, ikincil kalınlaşmayı ve enine büyümeyi sağlayan doku. Kambiyo. Büyütken doku. Katmandoku. Bitkilerin iletim demetlerinde, bir veya birkaç sıra meristematik hücre tabakasından oluşan, ikincil kalınlaşmayı ve enine büyümeyi sağlayan doku. Kök ve sapların çevresel büyümesine neden olan bitki dokusu (botanik terimi). Bitki, biyoloji alanlarında kullanılır. Kambiyum.

Articulated lorry : Tır kamyonu. Treyler. Tır.

 

A priori probability : Öncül olasılık.

Commutes : Banliyödeki ev ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelmek. Seyahat etmek. Değiştirmek. Evle iş arasını trenle gidip gelmek. Değiş-tokuş etmek. Ev ile iş arasında gidip gelmek. Hafifletmek (cezayı). Çevirmek. Hafifletmek.

A error : A-hatası.

Answer : Karşılamak. Cevaplandırmak. Tanıma uymak. Uymak. Cevap. Bir gözlem aracında yer alan sorulara ya da sınarlara alınan ve bir bilgi içeriği olan sözlü ya da eylemli karşılık. Tatmin edici olmak. Yanıt vermek. Yetmek.

Metasomation : İlkel oylumunu değiştirmeden, bir mineralin yerine, başka kimyasal bileşimde yeni bir mineralin gelmesi olayı.

Deal with : Ticaret yapmak. Müşterisi olmak. İlgili olmak. Gerekeni yapıp üstesinden gelmek. Uğraşmak. İş yapmak. Alıp satmak. Ticaretini yapmak. Baş etmek. -e değinmek.

Truck synonyms : automotive vehicle, anti sway bar, trucking rig, tipper lorry, car transporter, sound truck, tipper truck, tip truck, freight wagon, gears, dustcart, copulation, the trade, disembarking, depart, freight car, trade off, boxcars, handbarrows, counterchange, tradeoffs, van, abadir test, camion, bargains, crap, semi, affinities, be suitable, lorries, belongings, tractor trailer, waggons.

Truck ingilizce tanımı, definition of Truck

Truck kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specifically (Ord.), a small strong wheel, as of wood or iron, for a gun carriage. To barter. To transport on a truck or trucks. To trade. To give in exchange. Barter. To exchange commodities. To barter. A small wheel, as of a vehicle. To deal. As, to truck knives for gold dust. To exchange. Exchange of commodities.