Hazardous türkçesi Hazardous nedir

Hazardous ile ilgili cümleler

English: Gusty winds are making travel hazardous for high profile vehicles.
Turkish: Şiddetli rüzgarlar yüksek profilli araçlar için seyahati tehlikeli yapıyorlar.

English: This plastic garbage bag is free of hazardous chemicals.
Turkish: Bu plastik çöp torbası tehlikeli kimyasallar içermez.

English: Is it hazardous?
Turkish: O tehlikeli mi?

Hazardous ingilizcede ne demek, Hazardous nerede nasıl kullanılır?

Hazardous cargo : Kazaya müsait yük. Tehlikeli yük.

Hazardous chemicals : Tehlikeli kimyasal maddeler. Tehlikeli kimyasallar. Zararlı kimyasallar.

Hazardous material : Tehlikeli madde. Tehlikeli malzeme. Zehirli madde. Tehlikeli gereç. Tehlikeli materyal.

Hazardous materials : Tehlikeli materyal. Tehlikeli madde. Zehirli madde.

Hazardous waste : Tehlikeli atık. Zararlı atık. Tehlikeli atıklar.

Hazardously : Tehlikeli bir şekilde. Tehlikelice. Tehlikeli olarak.

Hazardous wastes : Tehlikeli atıklar. Afet kalıntıları. Zararlı atıklar.

Hazard analysis and critical control points : Tehlike analizleri ve kritik kontrol noktaları. Haccp. Tehlike analizi ve kritik kontrol noktaları. Gıdaların hasadı, işlenmesi, depolanması, dağıtımı ve pazarlanması sırasında oluşması muhtemel olan risk faktörlerinin elimine veya minimize edilmesi prensibine dayanan bir koruma kontrol sistemi, haccp. Kritik kontrol noktaları ve tehlike analizi (kknta). Takkn.

 

Nonhazardous : Tehlikeli olmayan. Riskli olmayan. Zararlı olmayan. Zehirsiz. Tehlikesiz.

Extrahazardous : Risk dışı. Özellikle tehlikeli. Özel tehlikeler içeren. Tehlike dışı. Çok tehlikeli.

İngilizce Hazardous Türkçe anlamı, Hazardous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hazardous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Riskier : Sakat. Terbiyesiz. Açık saçık. Müstehcen. Çekinceli.

Chancy : Kesin olmayan. Talihli.

Hurtful : Acıklı. İncitici. Ağır. Acıtıcı. Yaralayıcı. Acı veren. Kırıcı.

Hairiest : Kıl gibi. Zor. Kıl. Kıllı. Saçlı. Tüylü.

Corruptive : Bulaşıcı. Bozucu. Çürütücü.

Baneful : Muzır. Yıkıcı. Zehirli. Öldürücü. Kötü.

Wild : İnsan ya da insanın yaşadığı yerlere yakın olmayan, doğada bulunan. vahşi. Issız. Çöl. Kızgın. Zıpır. Dağınık. Yaban. Yabani. Fırtınalı. Vahşi.

Baleful : Kötü niyetli (bakış). Kötülük dolu. Şeytani. Uğursuz. Nefret dolu. Kötü niyetli. Meşum. Sahte.

Chanciest : Kesin olmayan. Talihli.

Hazardous synonyms : aleatory, discredited, dodgy, creakier, chancier, depredatory, fluky, debatable, contestable, eventful, breakneck, harmful, chanceful, hairier, flukier, venturesome, endangering, destructive, dareful, acrid, dodgier, aleatoric, unsafe, danger, risky, desperate, flukiest, debateable, evil, ambiguous, derogatory, diciest, detrimental.

Hazardous zıt anlamlı kelimeler, Hazardous kelime anlamı

 

Safe : Emniyetli. Değerli belgelerle yine dağerli nesnelerin koruyum ve saklanılması sağlanılmak üzere bankalarca kişilere kiralanan küçük kasalar. Yiyecek dolabı. Emin. Filmlerin dış etkilerden korunması ve saklanmasında kullanılan, havalandırma ve yangın söndürme donanımı bulunan madenden korumalık. Kiralık kasalar. Kesin. İhtiyatlı. Sağlam. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

Hazardous ingilizce tanımı, definition of Hazardous

Hazardous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Risky. Exposed to hazard. Dangerous.