Headlined türkçesi Headlined nedir
- Başlık koymak.
- Manşette vermek.
- Sıralanmak.
- Haber başlığı.
- Manşet.
- Serlevha.
- Afişte ismi olmak.
- Gazete manşeti.
- Başlık.
Headlined ingilizcede ne demek, Headlined nerede nasıl kullanılır?
Headline news : Ana başlıklar. Haber başlıkları.
Banner headline : Büyük puntolu baş sayfa manşeti. Baş sayfadaki en büyük manşet. Büyük puntolu manşet.
Sensational headline : Sansasyonel başlık. Bir sürü okuyucuyu cezbedecek şekilde yazılmış gazete başlığı.
Streamer headline : Manşet.
Headline : Manşette vermek. Başlık. Sıralanmak. Haber başlığı. Serlevha. Gazete manşeti. Bir yapıtın adı; bazı oyunlarda, özellikle anlatımcı tiyatroda, oynanan tablonun konusunu sahne üzerine iri harflerle ya da projeksiyonla yansıyan yazı. Afişte ismi olmak. Başlık koymak.
Broad beam headlight : Geniş huzmeli far. Geniş hüzmeli far.
Headlines : Başlıklar. Ana başlıklar. Haber başlıkları.
Front headlight : Ön far.
Headlight housing : Far taşı.
Capture the headlines : Manşetlerden düşmemek. Manşetlerden inmemek.
İngilizce Headlined Türkçe anlamı, Headlined eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Headlined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alining : Oklahoma eyaletinde şehir. Dizilmek. Dizmek. Sıralamak. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Hizalamak.
Advertize : İlan etmek. İlan vermek. Duyurmak. Reklam yapmak. Reklamını yapmak. Tanıtım yapmak.
Ranges : Dolaşmak. Gezmek. Aralıklar. Nişan almak. Bölgede yaşamak. Sıralı olmak. Akıp gitmek. Sıralamak. Erimi olmak. Aralık.
Casque : Sorguç. Zırhlı başlık. Miğfer.
Cap : Oğlak. Örtmek. Sırlamak. Kapatmak. Borunun ağzına doğrudan doğruya takılan bir tapa cinsi. Bit takımyıldızın ve bir burcun adı; oğlak takımyıldızı ve oğlak burcu. Geçme taba. Kapak. Daha iyisini yapmak. Geçmek.
Bonneting : Kep. Başlık giydirmek. Motor kapağı. Kapak. Kaput. Bağcıklı bone. Kaporta. Bone.
Range : Yemek pişirmekte kullanılan ocak. Dağılım genişliği. Aralık (yaş vb). Dolaşmak. Silsile. Çeşitlilik. Canlıda, yüksek enerjili bir parçacığı durdurmak için gerekli madde kalınlığı. Bir dağılımın yayılmasını ölçmek üzere başvurulan ve dizideki gözlemlerin uç değerleri ya da en yüksek gözlemle en düşük gözlem arasındaki ayrıma eşit olan değer. Tüketicinin bir malı satın almak için gitmeyi göze alabileceği en uzak mesafe, bir başka deyişle malların tüketiciye ekonomik olarak taşınabileceği en uzak mesafe. Ulaşı.
Entitle : İsimlendirmek. Yetki vermek. Hak tanımak. Ünvan vermek. Ad koymak. Adlandırmak. Ad vermek. Hak etmek. Hak kazandırmak. Hak vermek.
Heading : Başı çekme. Ana fikir. İlerleme galerisi. Lağım sürme. (yazılarda) başlık. Bilgisayar, gümrük, madencilik alanlarında kullanılır. Pozisyon. Galeri. Konu. Yeraltı geçidi.
Advertise : İlanla aramak. İlan etmek. Reklam yapmak. Reklam yayınlamak. Satılığa çıkarmak. İlan vermek. Bildirmek. Tanıtım yapmak. Reklamını yapmak. Reklam etmek.
Headlined synonyms : expressive style, superscribe, ranging, superscribing, screamer, title, cap nut, superscriptions, superscribes, coiffure, headings, streamer, cuff, cuffing, headlining, frilling, captions, brid price, bedhead, alined, be arranged, caption, publicize, aligns, style, banner, headline, coiffures, chapiter, alines, entitles, superscribed, bonnet.
Headlined zıt anlamlı kelimeler, Headlined kelime anlamı
Headless : Başsız. Komutansız. Akılsız. Başkansız. Kafasız.
Headlined antonyms : natural depression.

Bu kısımda Headlined kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Headlined ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Headlined anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Headlined ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.