Heady türkçesi Heady nedir
- İnatçı.
- Çarpan.
- Sert.
- Uyanık.
- Dik kafalı.
- Düşüncesiz.
- Kuvvetli.
- (alkol) sarhoş edici.
- Delişmen.
- Açıkgöz.
- Çarpıcı (esans veya içki).
- Kurnaz.
- Kafa tutan.
- Atak.
- Kafa yapan.
Heady ingilizcede ne demek, Heady nerede nasıl kullanılır?
Head ache : Baş ağrısı.
Head amp : Kafa. Sadece yükselteçlerden oluşan ve çıkış sinyalinin sese dönüşebilmesi için hoparlöre ihtiyaç duyan cihaz. Kafa amfi.
Head and shoulders : Baş ve omuzlar. Hisse senedi piyasasında uygulanan teknik analizde kullanılan fiyatların insan omuzu gibi düz bir seyir izlerken aniden yükselip tekrar omuz hizasına düştüğünü gösteren şekil. Kat kat.
Head and shoulders above : Çok daha iyi. Çok üstün. Dört başı mamur. Taş çıkaran.
Head binding : Baş bağlama. Başı ve alnı, yas, din adamlığı, şeflik belirtisi olarak bez, örtü, kumaş parçası, yaprak, ot ile sarma.
Head cold : Baş nezlesi. İngin.
Head brick : Baş tuğlası.
Head block : Ana makara. Sahnede askı halatlarının toplandığı ana makara.
Head close shot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir insanın yalnız başını çerçeveleyen çekim çeşidi. Baş çekimi.
Head circling : Başa boyun omurlarının verdiği olanak oranında bileşik eksende (öne-yana-arkaya bükmelerin sürekliliğiyle) daireler çizdirme. Baş çevirme.
İngilizce Heady Türkçe anlamı, Heady eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Heady ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beefy : Gövdeli. Güçlü kuvvetli. Etli. Adaleli. İri yarı. İri yarı (argo terim). Kaslı. Adeleli. Güçlü.
Acrid : Kekre. Tehlikeli. Barut gibi. Buruk. Ekti. Ekşi. Acı. Keskin.
Blindfolds : Göz bağı. Gözbağı. Gözünü kör etmek. Körü körüne olan. Körü körüne. Gözlerini bağlamak. Gözleri bağlı. Bir şeyle bağlamak. Düşüncesizce.
Asinine : Eşek. Aptal. Ahmakça. Eşek (argo terim). Eşekçe. Eşek gibi. Saçma. Eşekçe (argo terim). Aptalca.
Foolhardy : Kendini veya diğerlerini boş yere tehlikeye atan. Cesur. Delidolu. Gözükara. Deliduman. Atılgan. Gözü kara. Çılgın. Gözüpek.
Throbbing : Çarpıntı. Çarpma. Vuru. Vuran. Zonklama. Zonklayan. Döven. Güçlü şekilde çarpan veya atan.
Energetic : Enerjiye sahip olan. Güçlü. Etkili. Diri. Faal. Enerji gösteren. Enerjik. Dipdiri. Aktif.
Cagy : Pişkin.
Cutes : Cici. Kütis. Alt deri. Zeki. Derma. Hoş. Zarif. Sevimli. Şirin.
Fortes : En iyi yaptığı şey. Kuvetle. Başlıca sıfat. Kişinin en güçlü tarafı. Forte. Birinin asıl uzmanlık alanı. Bir kişinin en iyi yaptığı şey. Birinin en iyi yaptığı iş.
Heady synonyms : pulsator, canny, acutes, bad, artful, arguseyed, doughtier, brusque, madcap, forceful, gutsy, multipliers, acerb, acuter, cattish, brutes, cattiest, blindfold, awaked, fly, cogent, multiplier, careless, blindest, aware, gutsiest, calcitrant, striking, acutest, dynamical, cavalier, bullish, ballsy.
Heady zıt anlamlı kelimeler, Heady kelime anlamı
Imprudent : Tedbirsiz. Akılsız. Düşüncesiz. Basiretsiz. İhtiyatsız. Mantıksız.
Timid : Korkak. Cesaretsiz. Sakınan. Çekingen. Cüretsiz. Mahçup. Yüreksiz. Tavşan yürekli. Tutuk. Çıtkırıldım.
Heady ingilizce tanımı, definition of Heady
Heady kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Rash. Ungovernable. Precipitate. Willful. Hurried on by will or passion.

Bu kısımda Heady kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Heady ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Heady anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Heady ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.