Hearing impaired türkçesi Hearing impaired nedir

  • İşitme özürlü.
  • Bir şekilde sağır.
  • Duyma engelli.
  • Zor işiten.
  • İşitme engelli.
  • Duyma bozukluğu olan.

Hearing impaired ingilizcede ne demek, Hearing impaired nerede nasıl kullanılır?

Hearing : Görüşme. Savunma. Yargıtay duruşması. Duruşma. Mahkeme. İşitme. Kendi durumunu çevreye duyurma. Ses erimi. Dinleme. Duruşma yöntemi.

Impaired : Zarar görmüş. Zayıflatılmış. Etkilenmiş. Hasarlanmış. Bozulan. Zayıflamış. Bozulmuş.

Hearing aid : İşitme cihazı. İşitme aygıtı. İşitme yardım cihazı. İşitme yardımı. Kulaklık. İşitme aleti.

Hearing continuance : Dava erteleme durumu (hukuk terimi). Davanın ertelenmesi.

Hearing distance : Duyulabilir uzaklık. Duyma menzili. Sesin duyulabileceği uzaklık.

Hearing examiner : Soruşturma memuru. Kurumun kendi yasal yetkilerini uygulayabilmesi için inceleme veya idari soruşturma yürütmek için devlet kurumunun atadığı memur.

İngilizce Hearing impaired Türkçe anlamı, Hearing impaired eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hearing impaired ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hard of hearing : Sağır. Ağır işitir. Ağır işiten. Yarı sağırlık. Duyma güçlüğü. Az duyma. Duyma zorluğu. İşitme güçlüğü olan.

Deaf : Duymazlıktan gelen. Duyarsız. Kulak asmayan. Dik başlı. Bütün düzeltmelere karşın işitme yitimi 70 desibelden daha çok olan, eğitim-öğretim çalışmalarında işitme gücünden yararlanamayan (kimse). Sağır. Ağır işiten.