Heavies türkçesi Heavies nedir

  • Yün çamaşır.
  • Kışlık iç çamaşırı.

Heavies ile ilgili cümleler

English: He is the heaviest of us all.
Turkish: O hepimizin en ağırıdır.

English: This is the heaviest snowfall in thirty years in Tokyo.
Turkish: Bu son 30 yıl içerisinde en şiddetli kar yağışıdır.

English: This is the heaviest snowfall we have ever had.
Turkish: Bu şu ana kadar gördüğüm en yoğun kar yağışı.

Heavies ingilizcede ne demek, Heavies nerede nasıl kullanılır?

Heaviest : Çok. Hamile. Sert. Aşırı. Ağır. Fırtınalı. Üzücü. Önemli. Bozuk. En ağır.

Heavier : Baygın. Hamile. Bozuk. Çok. Üzücü. Ağdalı. Daha ağır. Şiddetli. Ağır. Fırtınalı.

Heavier than air : Uçaüın hacmen yerini aldığı havadan daha ağır olması. Havadan ağır.

Heavily : Ağır şekilde. Şiddetle. Ağırca. Ağır. Aşırı derecede. Ciddi ölçüde. Ağır bir şekilde. Ağır bir biçimde. Çok.

Heaviness : Mazalya. Karabasan. Pareketalarda bedenin başına bağlanan zeminde kancaların yatmasına imkan ve ağlarda veya paraketalarda av aletinin zeminde kalmasını, hareket etmemesini sağlayan 20 kg kadar ağırlığa sahip olan beton ve taş ağırlık, ayak taşı. Şiddet. Siklet. Durgunluk. Bunalma. Kapama. Ayak taşı. Yeğinlik.

Heaviside step : Birim basamak.

Sheaving : Demetleme. Demet yapma.

 

Heave : İnip kalkmak (göğüs). Kusmak. Yatay atım. Güçlükle çıkarmak (inilti). Atmak. Şişirmek (göğüs). Çabalamak. Bir kırıkta, iki kanadın yatay kayma ölçüsü. Öğürmek.

Kennely heaviside layer : Kennely-heaviside tabakası.

Upheaving : Yükseltmek. Yukarıya çekmek. Yükselmek. Kaldırmak.

İngilizce Heavies Türkçe anlamı, Heavies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heavies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Woolly : Lanat. Yün iç çamaşırı. Kıvırcık. Yünlü. Karışık. Net olmayan. Tüylü (bitki). Yünlü giysi. Yünsü, sık kıvrık, birbirine sarılmış gibi tüylerle kaplı. Yün fanila.

Woollies : Kazak. Bulanık. Süveter. Yün iç çamaşırı. Yün fanila. Yün giysiler. Yünlü kumaş. Tüylü (bitki). Net olmayan.

Woolies : Yün iç çamaşırı. Yün giysiler. Yünlü giysi. Yün fanila. Yüne benzeyen. Yünlü. Yünlü kumaş. Süveter. Kazak.

Wooly : Tüylü (bitki). Yünlü giysi. Yapağı gibi. Yumuşacık. Süveter. Yün fanila. Yünlü. Kıvır kıvır. Yün iç çamaşırı. Karışık.

Heavies synonyms : to a great extent.

Heavies zıt anlamlı kelimeler, Heavies kelime anlamı

Antapex : Karşı günerek. Güneş dizgesinin, uzayda, yakın yıldızlara göre yaptığı devinmede dizgenin gittiği ereğin bakışığı olan karşı yandaki nokta.

Nadir : Ayak ucu (astronomi terimi). Ayak ucu. En aşağı safha veya nokta. En düşük nokta. Semtikadem. Ayakucu. En alt nokta. Zenith'in mukabilidir. Nadir. En aşağı nokta.

Zenith : Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü. Zenit. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı. Zirve. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Doruk. Cennetin yukarı bölgesi. Başucu. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön. Refah dönemlerindeki en üst noktası.

 

Heavies antonyms : deflate.