Heavings türkçesi Heavings nedir

Heavings ingilizcede ne demek, Heavings nerede nasıl kullanılır?

Heaving : Geminin kabarma ve alçalma hareketi. Kabarma. Bükük asılma. Atma. Kaldırılma. Kaldırma. Dalga etkisiyle yükselme. Dirseklerden bükülü kollarla kendini çekerek asılma.

Sheaving : Demetleme. Demet yapma.

Upheaving : Kaldırmak. Yükseltmek. Yukarıya çekmek. Yükselmek.

Heaviness : Kapama. Siklet. Pareketalarda bedenin başına bağlanan zeminde kancaların yatmasına imkan ve ağlarda veya paraketalarda av aletinin zeminde kalmasını, hareket etmemesini sağlayan 20 kg kadar ağırlığa sahip olan beton ve taş ağırlık, ayak taşı. Sıklet. Mazalya. Yeğinlik. Durgunluk. Bunalma. Ayak taşı. Şiddet.

Heavier : Kaba. Aşırı. Daha ağır. Baskın. Önemli. Bozuk. Baygın. Üzücü. Ağdalı. Hamile.

Heave a sigh : Of çekmek. İç geçirmek. İçini çekmek. İç çekmek. Ah çekmek.

Heavier than air : Havadan ağır. Uçaüın hacmen yerini aldığı havadan daha ağır olması.

Drink heavily : Çok içmek. Kafayı çekmek.

Heaviest : Çok. Üzücü. Baskın. En ağır. Sert. Hamile. Bozuk. Önemli. Baygın. Şiddetli.

Heaviside step : Birim basamak.

İngilizce Heavings Türkçe anlamı, Heavings eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Heavings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heaving : Dirseklerden bükülü kollarla kendini çekerek asılma. Bükük asılma.

Warming : Uyarma. Dayak atma. Isınma. Pataklama. Isıtan. Teshin. Isıtma.

Abolition : Fesih. Feshetme. Lağvedilme. Lağıv. İlga. Yürürlükten kaldırma. Lağv. Lağvetme. Yürürlükten kaldırılma. İptal edilme.

Effervescence : Galeyan. Neşelenme. Kimyasal ya da fiziksel bir etki sonucu bir sıvıdan sürekli olarak küçük gaz kabarcıklarının çıkması. Neşeli. Coşma. Kabarcık çıkarma. Köpürme. Efervesans.

Melt : Yumuşamak. Halletmek. Eritmek. Kaybolmak. Erimek. Ergitmek. Yok olmak. Yumuşatmak. Ergimek.

Ash removal : Kül alma. Kül atma.

Dropping : Sarkma cam biçimlendirme. Damlama. Düşürme. Düşme. Damlatma. Sızıntı. Damlayan. Gübre. Birikinti.

Ejecting : Defetme. Fırlatmak. Püskürtme. Kovma. Kovmak. Çıkarmak. Fışkırtma. Atmak. Çıkartma.

Ejections : Dışarı atma. Tahliye. Çıkan şey. Kovma. Püskürme. Ejeksiyon. Çıkarma. Fışkırtma. Fırlama.

Proceeding : Ç. Düzenek. Konferans. Dava muamelesi. İleri gitme. Bir oturum ve işlem sürecine ilişkin düzenleyici kurallar ya da bir gidiş biçiminin düzeni. Gidiş. Yargılama usulleri. Yöntem. Tutanak.

Heavings synonyms : radiant heating, administrative hearing, competence hearing, legal proceeding, buckling, backwater, abrogation, endurance, boiling, quo warranto, temperature change, banishment, flood, creeping, bubbling, bulking, backwaters, affluxes, downthrow, flood tide, chucks, elimination, chuck, thaw, melting, hoisting, ebullition, deletion, removal, ebullitions, global warming, elevation, afflux.

 

Heavings zıt anlamlı kelimeler, Heavings kelime anlamı

Lightness : Açıklık. Önemsizlik. Bir maddenin, üzerine düşen ışığın az ya da çok bir oranını geçirdiği ya da yaydığı izleniminin doğmasına bağlı görsel duyulanma vergisi. not: bu vergi, bir ışıkölçümsel büyüklük olan "ışıklılık çarpanı"nın yaklaşık ruhduyumsal (psikosansoriyel) karşılığıdır. Sürat. Neşelilik. Keyiflilik. Hafiflik. Canlılık. Yumuşaklık. Yeğnilik.

Fall : Yenilmek. Rastlamak. Başlamak. Asılmak. İşgal edilmek. Çökmek. Sonbahar. Karanlık bastırmak. Dalmak. Azalmak.