Heavy industry türkçesi Heavy industry nedir

  • Ağır sanayi.
  • Büyük çapta işçi çalıştıran, yüksek düzeyde güç kullanan ya da belirli bir üretim düzeyinin üstünde üretimde bulunan ve kent içinde tecime ve oturmaya ayrılmış alanlardan uzakta bulundurulması genellikle benimsenen işleyim türlerinin tümü.
  • Ağır endüstri.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Yapılan nesnenin türü, kullanılan anamal, işlenmemiş özdek, gereç ve araçların nitelik ve niceliği, çalıştırılan işçi sayısı vb. gibi ölçütlere dayanarak, işleyimde yapılan sınıflandırmanın iki büyük kolundan biri.
  • Büyük oranda sermaye ve işgücü kullanan sanayi (örneğin otomobil endüstriyel makineler çelik vs imalatı).
  • Büyük çapta imalat.
  • Ağır işleyim.

Heavy industry ingilizcede ne demek, Heavy industry nerede nasıl kullanılır?

Heavy : Kötü adam rolü. Yoğun (trafik). Ağırlıklı. Beceriksiz. Ağır siklet. Fedai. Ağır çekmek. Ağır. Şiddetle. Sıkıcı.

Industry : İşletmecilik. Çaba. Yeni teknolojileri uygulamadaki tavırları ve yasal durumları ne olursa olsun büyük, küçük ve orta ölçekli işletmelerin gerçekleştirdikleri her türlü iktisadi etkinlik. Çalışkanlık. Coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Endüstri. Hamaratlık. Ekonominin, her çeşit işlenmemiş ya da yarı işlenmiş özdekleri değiştirip doğrudan doğruya kullanılır nesne ve özdekler durumuna koyan büyük etkinlik kolu. Sıkı çalışma. Sanayi.

 

Heavy artillery : Ağır çaplı top. Büyük çaplı top. Uzun menzilli toplar. Büyük çapta top. Uzun erimli top. Ağır top.

Heavy atom : Ağır atom.

Heavy bombardment aircraft : Ağır bombardıman uçağı.

Heavy charged particles : Ağır yüklü parçacıklar. Yüksek enerjili, artı yüklü parçacıklar.

İngilizce Heavy industry Türkçe anlamı, Heavy industry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heavy industry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Air route : Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Uçuş rotası. Havayolu.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ. Alüvyon.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

 

Agricultural production : Taze meyve. Tarımsal üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Tarım üretimi. Zirai üretim. Sebze. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Afforestation : Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ağaçlandırma. Orman yetiştirme.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Heavy industry synonyms : aluvial terrace, agrarian geography, heavy industries, abandoned meander, abrasion platform, age pyramid, agricultural co operative.