Henge türkçesi Henge nedir

  • Neolitik ve bronz çağı'nda inşa edilmiş ve dikilmiş taşlar veya ahşap direklerle çevrili set veya hendek içine alınmış tarihöncesi yapıt.
  • Taş yapıt.

Henge ingilizcede ne demek, Henge nerede nasıl kullanılır?

Schengen : Avrupa birliği ülkeleri arasında sınır denetimlerinin tümden kaldırılmasını öngören anlaşma. Güneydoğu lüksenburg'ta (avrupa) küçük bir kasaba. Şengen.

Stonehenge : İngiltere'nin güneyinde büyük taşlardan oluşan bir yapıt.

Monchengladbach : Almanya'da bir şehir.

Hen bane : Banotu.

Hen harrier : Gökçe delice. Bayağı doğan. Gök doğan. Mavi doğan. Kartallar (falconi-formes) takımının, kartalgiller (falcon-idae) familyasından, tüyleri beyaz, mavi, kül rengi kanşık, palearktik bölge ve kuzey amerika'da tepelik ve düzlük yerlerde yaşayan bir tür. Ekin delicesi. Mavidoğan.

Appenzell pointed hen : Appenzellbaşlıklı tavuğu. Alplerde geliştirilen, kayıtlı olmayan raporlara göre 1 yüzyılda yetiştirilmiş, dağlık koşullara uyum sağlamış, kayalık alanlarda çok iyi tırmanabildikleri gibi çok iyi de uçabilen, akşamları ise ağaçlara tüneyen, karakteristik olarak başlarında başlık şeklinde uzun tüyler bulunan, nispeten iyi yumurtacılık özelliği gösteren tavuk ırkı.

Spent hen meal : Yumurta verimi düşmüş veya ölmüş tavukların olduğu gibi mezbaha rendering ünitesinde basınç altında pişirilmesi, kurutulup öğütülmesiyle elde edilen ve yemlere protein kaynağı olarak katılan ürün. Tavuk gövde unu.

 

Ac hen : Vietnam’da et verimi amacıyla yetiştirilen, beyaz tüylü ve siyah deri renkli yerli tavuk ırkı. Ac tavuğu.

Battery hen : Kafes tavuğu.

Ancona hen : Ankona tavuğu. İtalya’nın ancona şehri yakınlarındaki bölgeden köken alan, aşırı dayanıklılık ve doğurganlık özelliği veren soylarla melezlenmiş, aslında siyah renkli olmasından dolayı siyah leghorn olarak da bilinen, tüylerin ucu beyaz, yumurtacı ve çok sayıda beyaz yumurta üretimi olan, balta ibik ve gül ibikli olmak üzere iki çeşidi bulunan tavuk ırkı.

İngilizce Henge Türkçe anlamı, Henge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Henge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fence : Parmaklık. Tahta perde. Eskrim sporu yapmak. Kaçamaklı konuşmak. Etrafı çitle çevirmek. Çit. Kaçamak yanıt vermek. Çit ile çevirmek. Korumak. Etrafını çevirmek.

Hedgerow : Ekilmiş çalılardanyapılmış çit. Çalı çit. Ekilmiş ağaçlardan oluşan çit. Çit. Çit dizisi. Ağaçlardan oluşan çit. Çalı sırası. Çalı engel.

Fencing : Doğrudan kaçma. Parmaklık. Kaçamaklı cevap verme. Çit. Çit ya da duvar. Eskrim. Çit malzemesi. Çit veya parmaklık malzemesi. Parmaklık malzemesi. Kılıçoyunu.

So : Şöyle. Öyle. Böyle. Güya. Bu yüzden. Yeter. Standart damga takımının çizisel damgaları yerine, üzerinde uzlaşma sağlanmış başka bir damga takımına geçiş için kullanılan bir düğüm genişletme damgası. Bu kadar. Öyle mi.

 

Thence : Dolayısıyla. O sebepten dolayı. O zamandan. Oradan. Bu yüzden. O yüzden. Böylece. O yerden. Ondan dolayı. O vakitten.

Shelterbelt : Koruma kuşağı. Rüzgar siperi. Rüzgar perdesi. Koruyucu kuşak.

Windbreak : Rüzgarın kesilmesi. Rüzgar perdesi. Çabucak kurulabilen, yapılabilen, içindekini yelden, güneşten ve her türlü kötü havadan koruyan tek yanlı ilkel barınak. Rüzgar kıran. Rüzgar siperi. Bir yeri rüzgardan koruyan engel. Rüzgarlık. Yelkıran. Rüzgar çiti.

Therefore : Bundan dolayı. Bu sebeple. Bu yüzden. Buna binaen. Demek ki. Bunun için. Böyle olunca. Bu nedenle. Onun için. Therefore he put on his pullover.

Thus : Şöylelikle. Bu ölçüde. O şekilde. Bu sayede. Nitekim. Böyle. Bu cihetle. Dolayısıyla. Öyle. Böylece.

Henge synonyms : privet hedge.

Henge zıt anlamlı kelimeler, Henge kelime anlamı

Confront : Zıt düşmek. Karşı koymak. Yüz yüze getirmek. Üstüne gitmek. Karşı durmak. Yüz yüze gelmek. Kötülemek. Yüzleştirmek. Karşısına çıkmak. Karşılaştırmak.

Detach : Sökmek. Ayırmak. Koparmak. Özel görevlendirmek. Kesip ayırmak. Kopmak. Kaldırmak. Çözmek. Ayrılmak. Çıkmak.