Henries türkçesi Henries nedir

  • Elektrik endüksiyon birimi.

Henries ingilizcede ne demek, Henries nerede nasıl kullanılır?

Eugene henri paul gauguin : Paul gauguin (1848-1903). Rengin kullanımı ile tanınan fransız post-empresyonist ressam.

Georges henri rouault : Georges rouault (1871-1958). Fransız ekspresyonist ve fovist ressam.

Henroost : Tavuk tüneği. Tünek.

Henry : Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Özindükleme birimi (elektronik terimi). Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Henry (elektronik terimi). Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde şehir.

Henry lesbouyries dermatosis : Simetrik yüz dermatozisi. Bazı köpek ırklarına özgü ve sinirsel nedenlerden ileri geldiği sanılan çift taraflı yüz derisinin yangısal olmayan ybozukuluğu, henry-lesbouyries dermatozisi..

Good king henry : Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli, çiçekleri ışınsal simetrili, taç yaprakları olmayan, ovaryumları genellikle üst nadiren alt durumlu, meyveleri etli yapı ile çevrilmiş fındıksı ya da kapsül tipte, genellikle tuzlu topraklarda yetişen, ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler. Kazayağıgiller.

Gauer henry reflex : Gauer- henryrefleksi. Kalbe açılan atardamar ve kulakçıklardaki almaçların, venöz dönüşteki artışla uyarılması sonucu hipofiz bezinden adh salgısının durdurulması. bu refleks kan basıncının düzenlenmesinde önemli rol oynar.

 

George henry fox : George fox (1846-1937). Abd'li dermatolog (fox simgesine onun adı verilmiştir).

Fiorello henry la guardia : (1882-1947) abd'li avukat. Abd temsilciler meclisi üyesi. New york city belediye başkanı (1933-1945).

Thierry henry : Thierry daniel henry (1977 doğumlu). Profesyonel fransız futbolcu.

İngilizce Henries Türkçe anlamı, Henries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Henries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Line : Kaplamak. Doldurmak. Çizgi. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Çizmek. Dizmek. Çizgi çizmek. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Kırıştırmak. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı.

Ordering : Sipariş. Düzenleşim. Hükmetme. Buyurma. Düzenleme. Tavlama. Ismarlama. Sıralama. Satın almak için resmi talepte bulunma. Sipariş verme.

Nexus : Çatkı. Rabıta. Bağlantı noktası. Bağlantı çekidi. İrtibat. Bağ.

Succession : Tiyatro oyununda olayların nedenleri ile sonuçlarının inandırıcı sıra ile birbirini izlemesi. Zincirleme. Üst üste olma. Veraset. Art arta gelme. Silsile. Birbirini takip etme. Zincir. Sıra. Ardışık olma.

Tetralogy : Dörtleme. Dört belirtinin oluşturduğu hastalık veya sendrom, tetraloji. Dörtlü seri. Antik tiyatroda yazarın yarışmaya katılmak için yazmak zorunda olduğu üç tragedya ile bir satir oyununun tümüne verilen ad. bir öykünün dört evresini içeren dört oyunun tümü. Dört oyunluk seri. Antik tiyatroda oyun yazarının yarışmaya katılmak için yazmak zorunda olduğu üç tragedya ve bir satır oyunun tümüne verilen ad. bir konunun dört ayrı aşamasını izleyen dört ayrı oyunun tümüne verilen ad. örn. aiskhylös: "öresti" ve hauptmann' "ıphigenia" dörtlemesi. Tetraloji. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

String : Sicim. Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı direnç gösteren, çalgılarda ses vermesi için kullanılan nesne. Tel. Yutturmak. Dizi. İpe dizmek (boncuk vb). Kılçıklarını ayıklamak. Takmak (tel, ip). Halk arasında sicim adı verilen katransız kendirden yapılan kınnap. Sıra halinde gitmek.

Cycle : Bir dizgede oluşan ya da bir dizgenin oluşturduğu bir dizi değişikliğin her biri. (her çevrim sonunda bu değişiklik başlangıç noktasına döner. örneğin bir dalgalı akımda, en büyük pozitif akımdan en büyük negatif akıma ya da bunun tersine gidiş bir çevrimdir. bir dalgalı akımın yinelenimi, saniyedeki çevrim sayısına eşittir). (özellikle) bir elektromıknatıs dalganın tam bir salınımı; bu durumda, çevrim, radyo yineleniminin temel birimidir (kilosikl =1.000 sikl, gigasikl =1.000 megasikl. yinelenimler genellikle saniyede çevrim (c/s) ya da hertz olarak belirtilir). Salınım. Yakı yapıştırmak. Dizi. Bisiklet sürmek. Devre. Devreden geçirmek. Dönme. Seri. Belli aralıklarla aynı biçimde yinelenen olayları kapsayan dönem.

Wave train : Titreşen bir cismin bir ortam içine saldığı ardışık dalga dizisi. Dalga katarı.

Concatenation : Birbirine bağlama. Birleştirme. Art arda bağlama. Bitiştirme. Ardışıklık. Birbirine bağlı olaylar dizisi.

Henrys : Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde şehir. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri.

Henries synonyms : stations of the cross, lanthanide series, electrochemical series, electromotive series, patterned advance, helium group, instalment, program, soap opera, stations, chain, programme, sequence, ordination, installment, train, cordon, rash, blizzard, electromotive force series, serial, order, episode, actinide series, broadcast, progression, hierarchy, course.

Henries zıt anlamlı kelimeler, Henries kelime anlamı

Divergency : Sapma. Uzaklaşma. Sapma ayrılma. Fikir ayrılığı. Uyuşmazlık. Iraksama. Açılma. Divergens. Birbirlerinden ayrılmış ve uzaklaşmış.

Convergence : Çeşitli gruplara ait organizmalarda benzer karakterlerin gelişmesi durumu. Yakınlaşma. Bir çekitte birleşme. Kavuşma. Yöndeşme. Kümelenme. Yaklaşım. Yaklaşma. Yakınlaşım. Yakınsama.

Convergency : Yakınsama. Kavuşma. Yakınlaşma. Eğrilme.

Henries antonyms : divergence.