Herself türkçesi Herself nedir

Herself ile ilgili cümleler

English: Ali encouraged Mary to turn herself in to the police.
Turkish: Ali Mary'yi kendini polise ihbar etmesi için cesaretlendirdi.

English: After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
Turkish: Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.

English: Ali warned Mary not to go out by herself after dark.
Turkish: Ali Mary'yi karanlıktan sonra tek başına dışarı çıkmaması için uyardı.

English: Ali asked Mary if she had enjoyed herself at the party.
Turkish: Ali Mary'ye partide eğlenip eğlenmediğini sordu.

English: Ali told Mary not to blame herself for what had happened.
Turkish: Ali Meryem'den, olanlarla ilgili kendisini suçlamamasını istedi.

Herself ingilizcede ne demek, Herself nerede nasıl kullanılır?

Gave herself to him : Kendini ona adadı. Kendini ona verdi.

Gives herself easily : Kendini adamaya hazır. Kendisini kolayca teslim eder. Zorluk çıkarmadan kendini teslim eder.

She let herself go : Açtı ağzını yumdu gözünü.

Ask her herself : Bizzat kendisine sorun.

Assert herself : Kendini göstermek.

Alfred hershey : Virüslerin kalıtsal yapılarını inceleyen araştırması ile tıp ve fizyoloji alanlarında salvador luria ve max delbruck ile nobel ödülü'nü kazanan abd'li biyokimyacı. Alfred day hershey (1908-1997).

 

A rolling stone gathers no moss : Her an gitmeye hazır insanlar veya hep seyahat eden insanlar sorumluluktan ve ilgiden kaçınırlar. Yuvarlanan taş yosunları bir araya toplamaz. İşleyen demir ışıldar. Yuvarlanan taş yosun tutmaz. İşleyen demir pas tutmaz. Sıkça seyahat eden insanlar herhangi bir yerde kökleri olmaması gibi veya bir yere yerleşememek gibi bir bedel öderler. Sürekli hareket halinde olan veya göçüp konan veya yeri yurdu olmayan kişinin kökü veya yeri veya yuvası veya birikimi olamaz.

Abolishers : Defterini düren kimse. Yürürlükten kaldıran kimse. Fesheden. İptal eden kimse.

She herself : Aslında kendisi. Yanlız o.

She is not herself : Genelde olduğu gibi değil. O kız kendisi değil. Normal davranmıyor.

İngilizce Herself Türkçe anlamı, Herself eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Herself ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Itself : Sadece.

Him : (erkek) onu. O. Ona. Onu.

Selfing : Özellik. Kişi. Zat. Kişilik. Öz. Şahsiyet. Şahsi çıkar. Özbenlik. Ben kavramı.

Self conscious : Kendi halini çok düşünen. Kendini bilen. Sıkılgan. Ne yaptığını bilen. Bilinci yerinde. Utangaç. İçine kapanık.

He : O. Eril o. O(erkek). Kendileri. Erkek. Nesne. Helyumun simgesi.

As big as life : Canlısı veya gerçeği kadar büyük. Gerçekte. Yaşam kadar büyük. Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Şahsen. Hayatta olduğu gibi.

Selves : Özbenlik. Bencillik. Şahsiyet. Karakter. Ben kavramı. Zat. Kişi. Çıkar. Kişilik.

 

Thyself : Sen kendin. Kendin.

He who : O ki.

Myself : Özümü. Şahsım. Kendime. Kendim. Özüm. Ben. Kendimi. Özüme.

Herself synonyms : her, telegraphically, auto, conscious, thing in itself, selfs, shes, as large as life, yourself, himself, own, collected, personally, to oneself, in person, urself, oneself, self, several, respective, in itself, in the flesh.

Herself ingilizce tanımı, definition of Herself

Herself kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An emphasized form of the third person feminine pronoun. As, she herself will bear the blame. Used as a subject with she. She blames herself. As, it is herself. Also used alone in the predicate, either in the nominative or objective case.