Selves türkçesi Selves nedir

Selves ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary armed themselves with knives.
Turkish: Ali ve Mary kendilerini bıçaklarla silahlandırdılar.

English: Ali and I introduced ourselves to each other.
Turkish: Ali ve ben birbirimize kendimizi tanıttık.

English: Ali and Mary ate the whole cake by themselves.
Turkish: Ali ve Mary tek başlarına bütün pastayı yediler.

English: Ali and Mary blamed themselves for everything that went wrong.
Turkish: Ali ve Mary yanlış giden her şey için kendilerini suçladılar.

English: Actually, we had prepared ourselves for defeat.
Turkish: Aslında kendimizi yenilgiye hazırlamıştık.

Selves ingilizcede ne demek, Selves nerede nasıl kullanılır?

Among ourselves : Kendi aramızda.

Among themselves : Onların arasında. Kendi aralarında.

Between ourselves : Kimse duymasın. Gizli kalsın. Sadece ikimiz arasında. Sadece senin ve benim bildiği (bir sır). Yalnıza biz bilelim. Bizim aramızda. Sadece ikizimle ilgili. Aramızda kalsın. İkimizin arasında.

By ourselves : Tek başımıza. Yalnız. Kendi kendimize. Tarafımızca.

By themselves : Kendikendilerine. Kendi başlarına. Tek başlarına.

Selvedges : Kumaş kenarı. Kenar. Yıpranmayacak veya yırtılmayacak şekilde yün kumaşın kenarı. Sürgü geçmesi için deliği olan kilitin tabaka kenarı.

 

Selvagee : Kenarı kumaş ile kaplanma.

Selvage : Etek baskısı. Kenar. Kumaş kenarı.

Selvages : Kumaş kenarı. Kenar.

Ourselves : Kendimiz. Biz. Özümüz. Bizler. Kendimizi. Kendimize.

İngilizce Selves Türkçe anlamı, Selves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cordon : Şerit. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. Polis kordonu. İnsan dizisi. Şerit kurdele. Bükme kaytanı. Kordon altına almak. Kordon. Askeri kordon.

Lick : Dövmek. Halletmek. Alev gibi yalayıp geçmek. Yenmek. Dayak atmak. Yalamak. Üstesinden gelmek. Hız. Yalama.

Characteristics : Vasıf. Nitelik. Karakter özellikleri.

Commonality : Ayaktakımı. Ortaklık. Avam. Sıradan halk. Müştereklik. Ortak özellik. Ortak özellikler paylaşma.

Egos : Benlik. Ego. Düşünen ve iradesini kullanan insan. Ben. Kendine güven.

Oneself : Kendini. Bizzat. Kendine. Kendi kendine. Kendisi. Kendi kendini.

Brusker : Kaba. Kısa. Sert. Tatsız.

Egoism : Egoizm.

Understand : Kafasına girmek. Başa düşmek. Bilmek. Hissetmek. Haberi olmak. Anlayışlı olmak. Yorumlamak. Kavramak. Anlayışla karşılamak. Sezinlemek.

Benefited : Faydası olmak. Fayda. Yarar. Fayda göstermek. Yararına olmak. Yararı dokunmak. Yararlanmak. Menfaat. Yaramak.

Selves synonyms : electrochemical series, stations of the cross, patterned advance, puzzle out, helium group, electromotive series, lanthanide series, personas, bits per character, blizzard, bruskest, resolve, crux, contenting, faceting, constitutions, bods, content, core, wights, individual, benefitting, bio, makeups, benefitted, infer, life, self interest, charactered, himself, personally, natures, entity.

 

Selves zıt anlamlı kelimeler, Selves kelime anlamı

Malfunction : Aksaklık. Kötü çalışmak. Bozukluk. Kullanım dışı kalmak. Malfonksiyon. Tutukluk. Arızalı çalışma. Tekleme. Herhangi bir organın yetersiz veya dengesiz görev yapması hali, malfonksiyon, disfonksiyon. Kötü çalışma.

Idle : Tembel. Verimsiz. İşe yaramaz. Aylak. (motor) boşta çalışmak. Boşta. Boşa geçen. Oyalanmak. Boşa harcamak.

Selves ingilizce tanımı, definition of Selves

Selves kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Self.