Hew türkçesi Hew nedir

Hew ile ilgili cümleler

English: A rat chewed a hole in the wall.
Turkish: Bir fare kemirerek duvarda bir delik açtı.

English: Ali chews on his fingernails.
Turkish: Ali el tırnaklarını çiğniyor.

English: Ali chewed on his pencil.
Turkish: Ali kurşun kalemini uzun uzadıya düşündü.

English: Ali chewed Mary out for staying out all night long.
Turkish: Ali Mary'ye bütün gece boyunca dışarda kaldığı için fırça attı.

English: "Did you see my cat?" "No." "Liar, you're still chewing!"
Turkish: "Kedimi gördün mü?" "Hayır." "Yalancı, hala çiğniyorsun!"

Hew ingilizcede ne demek, Hew nerede nasıl kullanılır?

Hew down : Vurarak kesmek. Balta ile kesmek. Ağacı kesip devirmek. Baltalamak.

Hew out : Çabalayarak yapmak. Büyük çaba ile oluşturmak. Yontmak. Yontarak şekil vermek. Zahmetle meydana getirmek. Zorlukla oluşturmak. Yontarak yapmak. Uğraşıp yapmak. Kastırmak.

Hewed : Yontmak. Yarmak. Kesmek. Çentmek. Baltalanmış. Balta ile kesmek.

Hewer : Baltacı. Oduncu. Yontucu. Kömür madencisi.

Hewers : Yontucu. Oduncu. Kömür madencisi.

Cashew nuts : Baladur ağacı cevizi.

Hewhole : Yeşil ağaçkakan (avrupa'ya özgü).

Cashew nut : Akaju cevizi. Baladur ağacı cevizi.

 

Cashew : Mahuncevizi. Amerika elması. Kaşu (ceviz). Brezilya yer fıstığı. Testis. Yumurtalık. Akaju ağacı. Biladerağacı. Maun. Kaşu ceviz.

Hewing : Çentmek. Yarmak. Kesmek. Balta ile kesmek. Yontmak.

İngilizce Hew Türkçe anlamı, Hew eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hew ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ax : Kovma. Enstrüman. Kovmak. Kısmak. Çalgı. İşten kovma. Baltayla budamak. Azaltmak. İptal etmek.

Indent : Dişli yapmak. Kenarını işlemek. Resmen istemek. Ismarlamak. Sipariş vermek. Satırbaşı yapmak. Girinti. Basmak. Çift nüsha olarak hazırlamak.

Axman : Gitarist. Bütçeyi kesen. Caz saksafoncusu. Balta kullanan kimse (bir araç veya silah olarak). Caz saksafoncusu veya rock müzik gitaristi (argo terim). Gitarist veya saksafoncu.

Indenting : Çökertmek. Diş diş olma. Kertmek. Çift nüsha olarak hazırlamak. Kenarını işlemek. Satırbaşı yapmak. Resmen istemek. Sipariş vermek. Dişli yapmak.

Bared : Yalın. Açmak. Açılmak. Çıkarmak.

Strike : Vurma. İşbırakım. İşbırakımı. Maden bulma. Çakmak (kibriti). Çalma. Darbe. Petrol bulma. Gelip çatmak. Ayırmak.

Chip : Patates kızartması. Kırılmak. Marka. Fiş. Kırıntı. Mikrodevre (bilgisayar). Çöp. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yonga. Dilimlemek.

Cleaving : Yapışmak. Yarılmak. Çatlamak. Bağlı olmak. Bölmek. Sadık kalmak. Açmak. İkiye ayrılmak. Dilinim.

Chiselling : Kesme işlemi. Sızdırmak. Oymak. Pürüzlendirme. Kazıklamak. Yontma. Taraklama. Dolandırmak.

Hew synonyms : rough hew, hews, abideth, dags, adapt, breach, carve, burglarized, abides, hackled, chisel, bares, acceded, axemen, chiseling, hewer, arrest, bark, cut down with an axe, cut, accord, break, acceding, amputates, dag, axmen, decorticate, adapt oneself, burgled, chipped, faired, hackling, chop.

 

Hew ingilizce tanımı, definition of Hew

Hew kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cut with an ax. To fell with a sharp instrument. Hue. Often with down, or off. Destruction by cutting down. Color.