Hew out türkçesi Hew out nedir

  • Kastırmak.
  • Yontarak şekil vermek.
  • Uğraşıp yapmak.
  • Yontmak.
  • Büyük çaba ile oluşturmak.
  • Zorlukla oluşturmak.
  • Çabalayarak yapmak.
  • Yontarak yapmak.
  • Zahmetle meydana getirmek.

Hew out ingilizcede ne demek, Hew out nerede nasıl kullanılır?

Hew : Yontmak. Çentmek. Uymak. Soymak. Baltacı. Sıkı sıkıya bağlı kalmak. Kesmek. Balta ile kesmek. Yarmak.

Out : Çıkarmak. Meydana çıkmak. Dışarı atmak. Ortaya çıkmak. Dışarı çıkarmak. Yanmak. Bayılmak. Dışarıda. Nakavt etmek. Dışarı.

Hew down : Vurarak kesmek. Balta ile kesmek. Baltalamak. Ağacı kesip devirmek.

Act out : Haylazlık yapmak. Davranışlarla göstermek. (rol) canlandırmak. Davranışlarıyla ortaya koymak. Yaramazlık yapmak. Dışa vurmak.

All out : Yanılmış. Tüm gücüyle. Toptan. Bütün gücüyle. Topyekün. Yorgun. Tam. Bitkin. Gücünün tamamını kullanarak. Bütün.

As it turned out : Oysa sonunda.

All out and out : Alabildiğine.

İngilizce Hew out Türkçe anlamı, Hew out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hew out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cuts : Kırpmak. Kırmak. Görmemezlikten gelmek. Hadım etmek. Devam etmemek. Budamak. Açmak. Kesişmek. Oymak. İndirmek.

Fair : Dürüst. Festival. Kesmek. Sergili satak. Üretici ve yapımcı mallarının çoğunluğa gösterilmesi amacıyla değişmeyen, genellikle önemli tecim ve tarım kuruluşlarının bulunduğu yerlerde belirli sürelerle sergilendiği geçici satak. Lunapark (gezici). Adaletli. Fuar. Sergi.

 

Hackle : Keten tarağından geçirmek. Çentmek. Keten tarağı. Keten tarağı ile taramak. Horozun boynundaki uzun tüyler. Yontulmak. Keten ve kendir tarağı. Parçalanmak. Boyun tüyleri.

Chipped : Alaya almak. Dilimlemek. Kırılgan olmak. Havalandırmak (top). Takılmak. Kırılmak. Çentmek. Ufalanmış. Budamak.

Faired : Fuar. Açık tenli. Kesmek. Panayır. Sergi. Dürüst. Kermes. Adaletli. Adil.

Chisels : Kazıklamak. Dolandırmak. Tornavida. Sızdırmak. Oymak.

Fine down : Sivriltmek. İncelmek. Aşınmak. İnceltmek. Arıtmak. Berraklaştırmak.

Fine away : İnceltmek. İncelmek. Sivriltmek. Aşınmak.

Cut : Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. İndirimli. Hadım etmek. Kırpmak. Kamçılamak. Sulandırmak. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. İndirilmiş. Kesilmiş. Kesik.

Drove : Enli taş kalemi. İnsan ya da hayvan sürüsü. Kalabalık. Yığın. Küme. Taş keskisi. Hayvan sürüsü. Sürü. Kaba taşçı keskisi.

Hew out synonyms : eke out, hackled, chisel, chip, hacked, chiselling, chiseling.