Hobnails türkçesi Hobnails nedir

Hobnails ingilizcede ne demek, Hobnails nerede nasıl kullanılır?

Hobnail : İri başlı çivi. Kabara.

Hobnailed : Koca kafalı. İri başlı çivi ile çakılmış. Kabaralı. Yontulmamış. Kaba. Kocakafalı.

Hobnob : Birlikte takılmak. Sıkı fıkı olmak. Beraber vakit geçirmek. Samimi olmak. Takılmak. Düşüp kalkmak.

Hobnobbed : Sıkı fıkı olmak. Birlikte takılmak. Beraber vakit geçirmek. Samimi olmak.

Hobnobbing : Beraber vakit geçirmek. Sıkı fıkı olmak. Birlikte takılmak. Samimi olmak.

Hobnobs : Takılmak. Birlikte takılmak. Samimi olmak. Düşüp kalkmak. Sıkı fıkı olmak. Beraber vakit geçirmek.

İngilizce Hobnails Türkçe anlamı, Hobnails eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hobnails ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Provide : (veri vb) girmek. Önlem almak. Karşılamak. Donatmak. Temin etmek. Vermek. Koşul koymak. Vazetmek. Şart koşmak. Bulmak.

Boss : Yönetmek. Gözetmen. Patronluk etmek. Şişlik. Kabartma yapmak. -e emirler yağdırmak. İşveren. Ustabaşı. İdare etmek.

Stud : Bir şahsın beslediği atlar. Damızlık at. Bir grup damızlık at. Dikme. Azgın erkek. Yaka düğmesi. Damızlık. Aygır.

Studs : Bağlantı parçası. Hara. Damızlıklar. Damızlık at. Saplama. Tavan yüksekliği. Damızlık. Azgın erkek. Krampon.

 

Furnish : Sunmak. Tefriş etmek. Donatmak. Döşemek. Mobilya döşemek. Tedarik etmek. Vermek. Sağlamak. Teçhiz etmek. Dekorasyon yapmak.

Doornail : İri kafalı çivi. Büyük bir başı olan ve eskiden kapıları güçlendirmek veya süslemek için kullanılmış olan bir çivi türü.

Supply : Vermek. Mevcut. Tedarik. Tamamlamak. Arz. Stok miktar. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Temin etmek. İhtiyacı karşılamak. Sunum.

Hobs : Diş frezesi. Freze bıçağı. Set üstü ocak. Cin. Kılavuz salmak. Gulyabani. Hedef kazığı. Kalıp makinesi. Ocak ızgarası.

Hobnails synonyms : hobnail, door nail, render, nail, doornails, bossed, hob.

Hobnails zıt anlamlı kelimeler, Hobnails kelime anlamı

Urban : Şehir. Şehirle ilgili. Şehirsel. Kent ile ilgili. Şehir ile ilgili. Kentsel. Şehirde yaşayan veya bulunan. Şehre ait. Şehirde bulunan. Kentte bulunan.