Hodullanmak nedir, Hodullanmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kimseyi beğenmemek, büyüklenmek.

Hodullanmak anlamı, tanımı

Hodu : Üzüm ezmeye yarayan tahta tekne. Hatır gönül dinlemeden konuşan, tok sözlü kişi. İçindeki palamutlu suda deri kaynatılan ağaç sandık. (Yalvaç Isparta)

Hodul : Kendini beğenmiş, kibirli. Her işe burnunu sokan adam. Kabadayı kişi. Anlayışsız kişi. Hatır gönül dinlemeden konuşan, tok sözlü kişi. Kötü ruhlu kişi. Tembel. Az konuşup, az gülen kişi. Çekingen kişi. 10.. Aksi huylu kişi. 1. Her işe eli yatkın kişi. 1. Zorba. Kapaklı leğende sıcak kül altında pişirilen ekmek. Çalı çırpı: Git bahçeden bir yük hodul al. Dikenli orman. Biçimsiz, fena. Biçimşiz, çirkin. Kendi ayıplarını başkasına mal eden, karacı. Ağır kanlı. Kibirli, kendini beğenmiş kimse. İtibarlı. Balıkesir ilinde, Sarıköy bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Büyüklenmek : Kendini büyük göstermek, büyüklük taslamak, kibirlenmek, heyheylenmek.

Büyüklenme : Büyüklenme işi, kibir, heyheylenme.

Beğenme : Beğenmek işi veya durumu.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

 

Beğe : Hayvanların yem yediği yer. (Susuz Kars).

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Diğer dillerde Hodkinhastalığı anlamı nedir?

İngilizce'de Hodkinhastalığı ne demek ? : hodgkin’s disease