Hoist türkçesi Hoist nedir

  • Çalmak.
  • Yükseltme.
  • Kaldırmak.
  • Yük asansörü.
  • Yukarı kaldırmak.
  • Yukarı çekme.
  • (bayrak) çekmek.
  • Ağır yük asansörü.
  • Yukarı kaldırma.
  • Çekmek (bayrak).
  • Kaldıraç.
  • Albura.
  • Bazı balıkçı gemilerinin baş kısmına dikili gözcü direği.
  • Yukarı çekmek.
  • Yükseğe kaldırmak.
  • Yükseltmek.
  • Aşırmak.

Hoist ile ilgili cümleler

English: Hoist the sails!
Turkish: Yelkenleri aç.

English: Give me a hoist.
Turkish: Bana bir vinç verin.

Hoist ingilizcede ne demek, Hoist nerede nasıl kullanılır?

Hoist frame : Kuyu kulesi. Şövalman.

Be hoist with : Kendi kazdığı kuyuya düşmek.

Air hoist : Hava basınçlı vinç. Pnömatik vinç.

Ash hoist : Kül vinci.

Chain hoist : Zincirli kaldırma cihazı. Ceraskal. Caraskal zinciri. Kaldırma zinciri. Yük kaldırma makarası. Zincirli yükseltici. Zincirli vinç. Palanga. Cereskal.

Mine hoist : Ocak vinci. Ocak kaldırgası.

Friction hoist : Sürtünmeyle çıkarma.

Mobile hoist : Yürür köprü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcıyla birlikte birkaç kişiyi de kaldıran ve çok çeşitli, çapraşık devinimleri gerçekleştirebilen en büyük işlik vinci.

Hoister : Kaldırıcı. Kaldıran veya yükselten kimse veya şey. Kaldıran. Yükselten.

Hoists : Kaldırmak. Kaldıraç. Yukarı çekmek. Aşırmak. Yük asansörü. Çalmak. Yukarı çekme. Çekmek (bayrak). Yukarı kaldırmak. (bayrak) çekmek.

 

İngilizce Hoist Türkçe anlamı, Hoist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elevating : Yükseğe çıkarılmış. İhya edilmiş. Yükseltilmiş. Yükseğe kaldırılmış. İhya etme. Yüceltme. Yüceltilmiş. Terfi ettirme. Övülmüş.

Aggrandizement : Agrandisman. Büyütme. İtibarını yükseltme. Abartma. Çoğaltma.

Rears : Büyütmek. Bakmak. Şahlanmak. Yükselmek. Art. Arka. İnşa etmek. Beslemek.

Run up : Koşuşmak. Çabucak dikmek. Çekmek. Dikivermek. Bayrağı göndere çekmek. Artırmak (güç vb.). Birden artmak. Koşturmak. Yüklü bir hale getirmek (ödenecek bir faturayı).

Crankshaft : Şaft ile sürülen veya şaft kullanan mil. Ana mili. Dirsekli mil. Krank mili. Ana mil. Kol. Krankmili.

Lifts : Havalanmak. Kalkmak. Asansörler. Topraktan çıkarmak. Yürütmek. Germek.

Appropriate : El koymak. Kendine maletmek. Ayırmak. Özelleştirmek. Üstüne oturmak. Tasarruf etmek. Tensip etmek. Münasip. İç etmek. Kendine mal etmek.

Annul : Fesh etmek. Silme. Çevirmek. Herhangi bir nesneyi ya da değeri yazılımdan çıkarma, silme. Hükümsüz kılmak. Sözleşme vb'ni bozmak. İlga etmek. Bozmak.

Boost : Cesaretlendirme. Alttan yukarıya ittirmek. Yükselme. Artırmak. Övmek. Kuvvetini artırmak. İtelemek. Yardım için itmek. Yukarıya itmek.

Drive up : Arabayla gitmek.

Hoist synonyms : trice up, arouses, add, bag, amplifications, elevations, axe, filched, adopt, freight elevator, wind, copping, blow, hoisted, border on, heavers, uplifted, brought up, heightening, elevation, blew, handspike, hitch up, raise, chore, lift, pried, annulling, get up, abstract, hiked, uplift, arouse.

 

Hoist zıt anlamlı kelimeler, Hoist kelime anlamı

Lower : Aşağılamak. Küçük düşürmek. Eksilmek. Alçaltmak. Karartmak. Küçültmek. Surat asmak. Eder indirimi. Kırmak (gurur).

Hoist ingilizce tanımı, definition of Hoist

Hoist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., to raise or lift to a desired elevation, by means of tackle, as a sail, a flag, a heavy package or weight. The apparatus for lifting goods. To elevate. Hoisted. To raise. To lift. That by which anything is hoisted.