Holamak nedir, Holamak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Üstüne yürümek, saldırmak.
[Bakınız: hoğlamak].
Koşmak.
Genç erkeklerin kendileriyle evlenmeye mecbur edecek şekilde bir genç kıza sarkıntılıkta bulunmak.
Kapalı yere birdenbire ya da kapıda duranları atlatarak hızla girmek, dalmak.
Holamak kısaca anlamı, tanımı
Hola : Orman ve ağaçlık yerlerin kuytu bölümleri. Yerinde, biçiminde
Sarkıntılık : Genellikle kadınlara sataşma, laf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut.
Birdenbire : Ansızın.
Saldırmak : Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Etkisiyle eritmek. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.
Duranlar : Bingöl şehri, Kiğı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kars ili, Kağızman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Genç kız : Kukla oyununda genç âşık tipi. Genç âşık tipi.
Hoğlamak : Üstüne yürümek, saldırmak. 2.Korkmak, heyecanlanmak.
Saldırma : Saldırmak işi. Bir tür büyük bıçak.
Sarkıntı : Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. Sataşma, takılma.
Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.
Yürümek : Adım atarak ilerlemek, gitmek. Yol almak. Faiz, hesap edilmek, işlemek. Karada ya da suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak. Geçmek, ilerlemek, değişmek. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek. Yayan gezmek, yayan gitmek. Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek. Ölmek. Bir işte ileri gitmek. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
Evlenme : Evlenmek işi, izdivaç.
Bulunma : Bulunmak işi.
Mecbur : Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan. Bağlı, düşkün, tutkun.
Birden : Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.
Yürüme : Yürümek işi.
Koşmak : Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
Dalmak : Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek. Bir yerin içine girmek. Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak. Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek. Uyumak. Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak.
Kapıda : Gelmek üzere.
Girmek : Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.
Diğer dillerde Hol kasa anlamı nedir?
İngilizce'de Hol kasa ne demek ? : grand auditorium

Bu kısımda Holamak nedir? Holamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Holamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Holamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.