Hold forth türkçesi Hold forth nedir

  • Nutuk çekmek.
  • Önermek.
  • Nutuk söylemek.
  • İleri sürmek.
  • Sunmak.
  • Yüksekten atmak.
  • Nutuk atmak.
  • Lafı iyice uzatmak.
  • Öne sürmek.
  • Teklif etmek.
  • Uzun uzadıya konuşmak.
  • Söylev vermek.

Hold forth ingilizcede ne demek, Hold forth nerede nasıl kullanılır?

Hold : Muhafaza etmek. (ağırlık) taşımak. Dayanmak. Kaldırmak. (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak. Geçerli olmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Tıkamak. Tutuklu olarak tutmak. Tutmak.

Forth : Sonra. İleri. Diğer. Sair. Dışarı. Dışarıya doğru. Açığa. Başka.

Hold a child back a year : Çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak.

Hold a crowd back : Kalabalığı zaptetmek.

Hold a postmortem : Başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak.

Hold a secret : Sır saklamak.

İngilizce Hold forth Türkçe anlamı, Hold forth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hold forth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Move : Taşınmak. Hareket etmek. Kımıldamak. Taşımak. Hamle. İlerlemek. Hareket ettirmek. Hareket. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi.

Draw the longbow : Abartmak. Gerçek sınırını aşmak. Desteksiz atmak. Uydurmak. Atmak. Hikaye (masal) anlatmak. Atıp tutmak. Bol keseden sallamak. Palavra sıkmak. Bir olayı süslemek.

 

Deliver a speech : Sunum yapmak.

Asserting : Müddei. Davacı. İddia etmek. Söylemek. Savunmak (hak).

Address : Göndermek. Söylev. Adres yazmak. Kendini bir işe adamak. Hitap etmek. Ünvan. Nutuk.

Make a speech : Sunum yapmak. Bir konuşma yapmak.

Discourse : Nutuk. Söylev. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Bahsetmek. Vaız. Araştırma. Tez. Üzerinde durmak. Söylem.

Propose : Evlenme teklif etmek. Niyet etmek. Niyetlenmek. İçmek (şerefe). Getirmek (çözüm). Evlilik teklif etmek. Düşünmek. Kurmak. Sormak.

Assert : Hak iddia etmek. Sözlerle savunmak. İleri sürmek (emin bir şekilde). İddia etmek. Savlamak. Savunmak (hak). Belirtmek. Demek.

Sermonize : Vaaz çekmek. Nasihat etmek. Vaaz vermek.

Hold forth synonyms : argues, enounced, alleges, offer, bring in, compered, hectoring, allege, declaim, positing, broach, proffered, proffering, declaims, bestows, bade, proposed, aver, haranguing, advance, offer a suggestion, dissert, bestowing, bluster, asserts, affirm, exert, conferred, emcee, comperes, counseled, argue, compere.