Hold sway türkçesi Hold sway nedir

  • Egemen olmak.
  • Etkilemeye devam etmek.
  • Yönetmek.

Hold sway ingilizcede ne demek, Hold sway nerede nasıl kullanılır?

Hold : Dayanmak. Zaptetmek. Kaldırmak. Çekmek. Düzenlemek. İyi çekim. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Kavramak. Sahip olmak. (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak.

Sway : Sallanma hareketi. Üzerinde etkisi olmak. Etkilemek. Yöneltmek (birini bir karara). Sallanmak (bir yandan öbür yana). Saptırmak. Yönetim veya kontrol. Eğmek. Sarsılmak. Hüküm sürmek.

Hold a child back a year : Çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak.

Hold a crowd back : Kalabalığı zaptetmek.

Hold a postmortem : Başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak.

Hold a secret : Sır saklamak.

İngilizce Hold sway Türkçe anlamı, Hold sway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hold sway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Administrated : İdare etmek.

Dominate : -e bakmak. -den daha yüksekte olmak. Üzerinde yükselmek. Egemenlik kurmak. En önemli yeri tutmak. Hakim olmak. Hükmetmek. Nüfuzlu olmak. Hakim olmak (bir yere).

Capture : Çekim alanına almak. Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması. Aynen almak. Ganimet almak. Zaptetmek. Esir almak. Birbirine komşu iki akarsudan birinin, ötekinin yatağını kendisine çevirmesi olayı. El koymak. Bilgisayar, hukuk, coğrafya, fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Zoralım.

 

Bossed : Damlataşı. Kabartma yapmak. İdare etmek. Otoriter olmak. Patronluk yapmak. Patron. Kabara. Ustabaşı.

Boss : Kabartma yapmak. Şişlik. Otoriter olmak. Kabartma. İdare etmek. İşveren. Patronluk etmek. Yönetici. Damlataşı.

Captain : Maden başçavuşu. Baş garson. Bir ayaktopu takımında oyuncuları oyun içinde yöneten, hakem ile konuşmada ve törenlerde takımı temsil etme yetkisi bulunan, sol kolunda özel renkli bir bant (işaret) taşıyan oyuncu. Şef. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. Ustabaşı. Kaptanlık yapmak. Kumanda etmek. Lider. Takım başı.

Have control over : Etkisi olmak.

Master : Baş eğdirmek. Üstesinden gelmek. Baş. Usta. Tam öğrenmek. Asıl. Ana. Ana kayıt.

Captaining : Kaptan. Başkomiser. Lider. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. Kaptanlık yapmak. Kumanda etmek. Kaptanlık etmek. Yüzbaşı. Baş garson.

Administer : Ettirmek. Müdürlük etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Tatbik etmek. Uygulamak. Vermek. Vermek (ilaç, ceza vb). İdare etmek. Tayin etmek.

Hold sway synonyms : bossing, administrates, dominated, captains, possessing, possess, dominates, calls the shots, reign, reigned, captained, mastered, administrate, possesses, administrating, administered, administers, be in the ascendant, prevail, call the shots, mastering.