Holdings türkçesi Holdings nedir
- Mevcutlar.
- Bir kütüphanedeki tüm kitap stoku ile tüm yazılı ve yazılı olmayan malzeme.
- Döviz rezervi menkul değerler gibi mevcutlar.
- Varlıklar.
- Kütüphane koleksiyonu.
Holdings ile ilgili cümleler
English: I think the pope should sell off some of the vast holdings of his church to feed the starving poor.
Turkish: Papanın kilisesinin büyük holdinglerinden bazılarını satması gerektiğini düşünüyorum.
English: The Board of Trustees voted to divest the organization's overseas holdings.
Turkish: Mütevelli Yönetim kurulu yurt dışı holdingleri görevden almak için oy kullandı.
Holdings ingilizcede ne demek, Holdings nerede nasıl kullanılır?
Foreign exchange holdings : Stoku. Döviz mevcudu. Döviz stoku.
Security holdings : Pay ve borç belgitleri cüzdanı. Bir bankanın, bir kuruluşun ya da ortaklığın iyesi bulunduğu paraları ve değerli kağıtları kapsayan cüzdan.
Landholdings : Arsa veya arazi sahipliği. Toprak sahipliği.
Shareholdings : Ortak. Paysahipliği. Şirket veya kurumların hisseleri şeklindeki hisseler. Hissedarlık. İştirak.
Smallholdings : Küçük çiftlik. Çiftçilik için kullanılan fakat tipik bir çiftlikten veya tarladan küçük olan toprak parçası.
Holding company : Hakim şirket. Holding. Holding şirket. Denetimci ortaklık. Ana ortaklık. Holding şirketi. İktisadi gücün belli ellerde toplanması amacıyla hukuksal kişilik sahibi ve bağımsız olan şirketlerin hisselerini elde ederek bunları kontrol altına alan, bu şirketlerdeki yönetim kurulu üyeleri veya bu üyelerin seçilmelerini etkileyen kuruluş. Birçok ortaklıklara ilişkin pay belgitlerini satın alarak bunların yönetimleri üzerinde kendilerine düzenleyici yetkiler sağlayan ortaklık. paylarını çoğunlukla ellerinde bulundurdukları diğer ortaklıkları yöneten ve denetleyen ortaklık. Birden çok ortak kuruluşun ana özdekler pay belgitleri iyeliğini elinde tutarak, onların tecimsel davranış ve giderlerini yöneten, denetleyen ortaklık. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Holding area : Bekleme sahası. Bekletme bölgesi.
Withholdings : Kontrol altında tutma. Azaltma. Alıkoyma. Saklama. Hapsetme. Durdurma. Sınırlama. Vermekten kaçınma. Esirgeme. Zapt etme.
Holding time : Bekletme zamanı. Bekletme süresi. Meşgul etme süresi. Tutma süresi.
Holding point : Bekletme noktası. Bekleme noktası. Bekleme çekidi.
İngilizce Holdings Türkçe anlamı, Holdings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Holdings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ownership : Sahiplik. Sahip olma. Aidiyet. (arazi veya bina için) mülkiyet. Zilliyet. İyelik. Mülkiyet. Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesinde istediği gibi kullanabilme hakkı. El. Özdeksel zenginlikleri karşılayan, insan çıkar ve dileklerine uygun düşen,, genellikle topluma, bir sınıfa ya da başka bir toplumsal kümeye, bir kişiye yararlar sağlayan özdeksel ya da tinsel bir olayın niteliği.
Economic resources : Ekonomik kaynaklar. Finansal ve ticari araçlar. İktisadi kaynak. Üretim sürecinde kullanılan emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan temel girdiler. Üretim faktörleri. Sermaye. Ekonomik araçlar. Refah.
Creating from raw materials : Ham maddeden üretme.
Retention : Çişini tutma. Sızdırmama (sıvıyı). Bir sesin boğumlanması sırasında, hazırlık aşaması ile çözülme aşaması arasında kalan ve boğumlanmayı gerçekleştiren aşama. Duraklama aşaması. Aklında tutma. Hafıza. Akılda tutma. Tutma. Bellek.
Casting : Kadro kurma. Döküm. Dökme. Oyuncu seçme. Astar sıva. Atış. Plan. Olta atma. Oyuncu kadrosu. Kalıba dökme.
Withholding : Ücret, faiz, kira ve serbest meslek gelirlerinden alınacak verginin, gelirin oluşması sırasında üçüncü kişi tarafından kesilmesine dayanan vergi toplama yöntemi. Sınırlama. Saklama. Kaynağında kesilen vergi. Alacağın gerçekleşmesi sırasında kaynaklarında kesilen vergi. Durdurma. Vergi tevkifatı. Kontrol altında tutma. Hapsetme. Esirgeme.
Assets : Malvarlığı. Aktif. Mal. Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri. Alacak. Varlıklar-alacaklar. Servet. Mevduat. Mal varlığı. Mevcudat.
Storage : Depolama. Depo. Biriktirme. Ham, yarı mamul ve mamul gıda maddeleriyle katkı maddesi, yan ürünler, gıda ambalajları ve materyallerinin tüketime sunulmadan veya işlemeye tabi tutulmadan önce doğal yapılarını bozmayacak koşullarda tekniğine uygun olarak saklanması. Filmlerin kısa ya da uzun sürede korunması, saklanması amacıyla, gerekli koşullara uygun yerlerde, özellikle korunaklarda bulundurulması, sınıflandırılması. Ardiye ücreti. Saklama. Suni. Malın tüketici veya bir başka üreticiye ulaşmasına kadar üretici firmada bulundurulması, depoya yerleştirilmesi ve korunması süreci. Ardiye vergini.
Keeping : Geçimini sağlama. Saklama. Tutma. Koruma. Uyum. Nezaret. Himaye. Geçindirme. Bakım. (evrak vb) muhafaza etme.
Possession : Sahip olunan şey. Elmenlik. Delilik. Mülk. İyelenmek. Cinnet. İrade gücü. Almak. Hakim olma. Bir mal üzerindeki kullanma ve iyelik hakkı.
Holdings zıt anlamlı kelimeler, Holdings kelime anlamı
Noncollapsible : Katlanabilir olmayan. Katlanmaz. Kırılamayan.

Bu kısımda Holdings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Holdings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Holdings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Holdings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.