Hooks türkçesi Hooks nedir

Hooks ingilizcede ne demek, Hooks nerede nasıl kullanılır?

Proboscis hooks : Proboskis üzerinde bulunan kollajen ve kitinden meydana gelmiş kancalar. Akantosefalaların hortumu üzerinde bulunan kollajen ve kitinden meydana gelmiş çengeller. Proboskis çengelleri. Proboskis kancaları.

Be on tenterhooks : Dokuz doğurmak. Gergin olmak. Diken üstünde olmak. Sabırsızlıkla ve endişe ile beklemek. Endişe içinde olmak. Diken üstünde oturmak. İğne üstünde oturmak.

Billhooks : Budama bıçağı. Keski.

Eyehooks : Gözlü kanca. Sustalı kanca.

Fishhooks : Palanga çengeli. Balık oltası. Olta çengeli. Çaparı. Balık iğnesi. İğne. Olta iğnesi. Olta.

Shooks : Sandık yapım malzemesi. Fıçı malzemesi. Sallanmış. Çalkalanmış. Fıçı kerestesi.

Hook and eye hinge : Çengelli menteşe. Çengel menteşe.

Hook and eye : Kanca ve gözü. Erkek ve dişi kopça.

Keep somebody on tenterhooks : Diken üstünde tutmak.

Keep someone on tenterhooks : Dokuz doğurtmak. Birini meraklandırmak. Birini merak içinde bırakmak.

İngilizce Hooks Türkçe anlamı, Hooks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hooks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attaching : Haczetmek. El koymak. Yüklenmek. Bağlanmak. Bağlamak. Bağlantı. Takma. İzafe. İliştirmek.

Catches : Tutunmak. Kavramak. Cezbetmek. Tokat atmak. Yakalanmak. Gafil avlamak. Çekmek. Kapmak. Basmak. Tutmak.

Contorts : Kıvırmak. Buruşmak. Eğmek. Burma. Buruşturmak. Çarpıtmak. Burmak. Saptırmak. Eğme.

Apprehends : Korkmak. İdrak etmek. Anlamak. Tutuklamak. Endişe etmek. Tevkif etmek. Korkuyla beklemek. Kavramak.

Catch up on : Tamamlamak. Arayı kapatmak. Zaman açığını gidermek. Yetişmek. Ertelenmiş bir işi yapmak. İhmal edilmiş bir işi yapmak. (arada olup biteni) öğrenmek. Biriken işleri yapmak.

Paw : Yeri eşelemek (at veya boğa). Pençe atmak. Eşelemek. Pençe vurmak. Ellemek. Yeri eşelemek (boğa). Çirkin el yazısı. Eşinmek. Pençe. Pati.

Crook : Dümenci. Kıvırmak. Dirsek. Piskopos asası. Kıvrılmak. Dönemeç. Sopa. Sahtekar. Kanca.

Attaches : İliştirmek. Bağlanmak. İlişkin kılmak. Yapıştırmak. Eklemek. Haczetmek. El koymak. Bağlamak. Yamamak.

Attach : Yamamak. Yüklenmek. İliştirmek. Bitiştirmek. Tutturmak. Ekleme yapmak. Bağlanmak. Eklemek. Haczetmek.

Bother : Sinir etmek. Can sıkmak. Sıkıntı vermek. Daraltmak. Dert vermek. Sinir bozmak. Canını sıkmak. Sıkmak. Rahat vermemek.

Hooks synonyms : manus, meat hooks, maulers, curl up, be attached, contorting, arrest, affix, bend, add, be fastened, hook, apprehend, hand, acquire, cribbed, distort, blow, adopt, catch up with, abstract, bends, copped, curve, appropriate, bag, filch, fixates, banters, apprehending, accroach, hooking, curves.