Horan nedir, Horan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

El ele tutuşarak halka şeklinde oynanılan bir çeşit oyun.

Eğlence: Horan söğüdü.

Biçilmiş tarla.

Fırın.

Oğlan çocuğu.

Aile, ev halkı.

Toplantı: Akşama kadar horandan kalkmaz.

Üstünlük.

Horan kısaca anlamı, tanımı

Hora : Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu

Horan soğumak : Eğlence, toplantı dağılmak.

Horan tepmek : El ele tutarak horan oynamak.

Horana : Aile, ev halkı.

Horanı : Tencere.

Horanlama : Gelişigüzel konuşma, ölçüsüz konuşma: Yeter horanladın. Masal, uydurma söz.

Horansa : Pırasa.

Horansız : Tutumsuz, savurgan: Bu kadının eli horansızdır.

Horanta düşü : Horanta ile dolaysız ya da simgeleşmiş cinsel ilişkiyi kapsayan düş.

Horanta engeli : Freudçulara göre sevgecin, ana ya da babaya karşı olan bağlılığının gevşemesini ve zayıflamasını hazırlayan yeni yetmelik yıllarında aileden uzaklaşmaya yol açan törelere uygun düşünceler ve sınırlar.

Horanta yasağı : Özellikle ana-baba, çocuk, erkek ve kız kardeşler gibi yakın akrabalar arasında cinsel ilişki kurmayı cezalandıran yasaklar.

Horanta zinası : Yakın akrabalar arasında karşı cinsten üyelerle, törelere aykırı cinsel bir ilişki kurma.

Horantı : Şaka.

Horanta : Aile halkı.

 

Toplantı : Birden çok kimsenin belirli amaçlarla bir araya gelmesi, içtima. Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin her biri. Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma.

Üstünlük : Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj.

Ev halkı : Bir evde yaşayanların hepsi.

Eğlence : Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.

Kalkma : Kalkmak işi.

El ele : Birbirinin elini tutarak.

Diğer dillerde Hoppegartenöksürüğü anlamı nedir?

İngilizce'de Hoppegartenöksürüğü ne demek ? : hoppegarten cough