Horanta engeli nedir, Horanta engeli ne demek

Horanta engeli; Psikoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Psikoloji'deki anlamı:

Freudçulara göre sevgecin, ana ya da babaya karşı olan bağlılığının gevşemesini ve zayıflamasını hazırlayan yeni yetmelik yıllarında aileden uzaklaşmaya yol açan törelere uygun düşünceler ve sınırlar.

Horanta engeli anlamı, tanımı

Horan : El ele tutuşarak halka şeklinde oynanılan bir çeşit oyun. Eğlence: Horan söğüdü. Biçilmiş tarla. Fırın. Oğlan çocuğu. Aile, ev halkı. Toplantı: Akşama kadar horandan kalkmaz. Üstünlük

Engel : Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

Hora : Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu.

Horanta : Aile halkı.

Yeni yetmelik : Yeni yetme olma durumu.

Yeni yetme : Ergen. Toy, acemi.

Zayıflama : Zayıflamak işi.

Uzaklaşma : Uzaklaşmak durumu.

Düşüncel : Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.

 

Gevşeme : Gevşemek işi, relaks. Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi, diyastol. Para piyasasında değer yitimi. Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı. Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi. İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Törel : Töreye uygun olan. Töre ile ilgili.

Yetme : Yetmek işi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.

 

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Diğer dillerde Horanta engeli anlamı nedir?

İngilizce'de Horanta engeli ne demek ? : incest barrier