Horses türkçesi Horses nedir

  • Süvari birliği.
  • Beygir.
  • Sehpa.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Atgiller.
  • Eroin.
  • Atlar.
  • At.
  • Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, tek parmaklılar (perissodactyla) takımından, vücut yapılan ince ve çevik, orta parmakları çok gelişmiş, diğer parmakları küçülmüş ve kaybolmuş, vücutları kıllarla kaplı, bacakları uzun, otçul türleri olan bir familya.
  • Aygır.

Horses ile ilgili cümleler

English: He raises horses and cattle.
Turkish: O at ve sığır yetiştiriyor.

English: Four horses roam the pasture.
Turkish: Dört at merayı dolaşıyor.

English: Don't change horses in midstream.
Turkish: Yarı yolda asla taktik değiştirme.

English: He handles horses well.
Turkish: O atları iyi idare eder.

English: All horses are animals, but not all animals are horses.
Turkish: Tüm atlar hayvandır ama tüm hayvanlar at değildir.

Horses ingilizcede ne demek, Horses nerede nasıl kullanılır?

Dorsal metacarpal disease in race horses : Yarış atlarında dorsal metakarpal hastalık. Metakarpal hastalık.

Human pyramid on x horses : Birkaç at üstünde binicilerin yaptığı piramit. At üstünde piramit.

White horses : Köpüklü dalga. Beyaz at.

Horseshoe : Nal. At nalı. Atnalı. Nal şeklinde şey. At nalı şeklinde. Ata nal takmak. Ata at nalı takmak.

 

Horseshoe arch : Atnalı kemer.

Horseshoers : At nallayan veya at nallarını tamir eden kimse. Nalbant.

Battle of horseshoe bend : Creek yerli kabilesi ile beyaz yerleşimciler arasında 1814 yılında alabama'da gerçekleşen ve creek savaşı'nı sonlandıran çarpışma (creek yerlileri ağır kayıplar verdi). Nal virajı muharebesi.

Horseshoes : Nal. Nal ile oynanılan oyun. At nalı.

Lesser horseshoe bat : Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, nal burunlu yarasagiller (rhinolopidae) familyasından, böceklerle beslenen, uçuşları yavaş, mağaralarda fert sayısı 8-16 ya da 20 olan koloniler oluşturan, açık kahverengi, gri renge sahip, rhinolophus cinsine ait en küçük boylu tür. Küçük nal burunlu yarasa.

Mediterranean horseshoe bat : Akdeniz nal burunlu yarasası. Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, nal burunlu yarasagiller (rhinolopidae) familyasından, böceklerle beslenen, ağız ve burunlarından çıkardıkları sesle yön tayini yapan, nal burunlu yarasalar içerisinde orta büyüklükte vücuda sahip olan, nemli ve ıssız mağaralarda ve çatı arası, han, hamam gibi boş binalarda yaşayan bir tür.

İngilizce Horses Türkçe anlamı, Horses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Horses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dynamite : Potansiyel tehlike. Patlayıcı madde. Dinamitlemek. Çarpıcı şey. Kizelgura emdirilmiş trinitro gliserinden oluşan güçlü bir patlayıcı. Dinamitle havaya uçurmak. Bomba gibi şey. Dinamit.

Gee : Kuku. Ya. Am. Vay be. Vajina. Gee sistemi. Allah allah.

 

Workhorse : Yük beygiri. İş veya çalışma delisi veya manyağı. Koşum atı. Eşek gibi çalışan kimse. Bir işin esas yükünü çeken kişi.

Farmhouse : Çiftlik evi.

Roan : Güderi. Demir kırı at. Mercan kırı. Demir kırı. Benekli (at, inek). Sahtiyan.

Pony : Midilli. Poni. Yirmibeş dolarlık fiş. Midilli atı. Küçük araba. Likör kadehi. 142 cm yüksekliğini aşamayan küçük at ırkı, midilli. Yirmibeş pound. Kitapçık.

Chestnut : Kestane. Kayıngiller (fagaceae) familyasından 30 m kadar boylanabilen, kışın yapraklarını döken, fındık tipi meyvesi olan bir tür.

Tripod : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Üçayak sehpa. Fotoğraf sehpası. Üç ayaklı. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek. Üç ayaklık. Üçayak. Üç ayaklı iskemle. Üç ayaklı sehpa.

Hackneying : Eskitmek. Binek atı. Kira arabası. Bayağı. Koşum atı. Körletmek.

Villa : Yazlık yerlerde veya şehir dışlarında bahçeli. Kırevi. Villa. Yazlık ev. Köşk. Müstakil ev. Yazlık köşk. Konak.

Horses synonyms : horse's foot, rooming house, horsemeat, equid, mesohippus, male horse, solar house, single dwelling, soddy, harness horse, female horse, sod house, post horse, dawn horse, protohippus, liver chestnut, doll's house, high stepper, tract house, polo pony, hunting lodge, equus caballus, pinto, frat house, genus equus, fraternity house, row house, encolure, ranch house, carthorse, h, garret, abode.

Horses zıt anlamlı kelimeler, Horses kelime anlamı

Better : Daha iyi yapmak. İyisimi. Gelişmek. Geliştirmek. Geçmek. İyileştirmek. Islah olmak. Düzeltmek. Daha iyi bir hale gelmek. Daha iyi.

Euphonious : Ahenkli. Hoş sesli. Sesi kulağa hoş gelen.