Horsewhips türkçesi Horsewhips nedir

Horsewhips ingilizcede ne demek, Horsewhips nerede nasıl kullanılır?

Horsewhip : Kırbaçlamak. Kamçı. Kamçılamak. Kırbaç.

Horsewhipped : Kamçı. Kamçılamak. Kırbaçlamak. Kırbaç.

Horsewhipping : Kamçı. Kamçılamak. Kırbaç. Kırbaçlamak.

Horseweed : Çakal otu.

Horsewoman : Kadın binici. Binici. Binici kadın. Ata iyi binen kadın.

Horsewomen : Binici kadın. Ata iyi binen kadın. Binici.

İngilizce Horsewhips Türkçe anlamı, Horsewhips eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Horsewhips ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Horse : Sehpa. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür. Bir taban üzerine yerleştirilmiş ve filmin eninden biraz daha aralıklı, koşut iki kolun ortasına bir eksen geçirilerek yapılan, film kangalının bu eksene takılarak çeşitli kurgu işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlayan araç. Ata binmek. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. At. Eroin. Atlama beygiri. Zoolojik sınıflandırmada equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.

 

Flagella : Sarmaşıklar (botanik terimi). Kamçıya benzer parça (biyoloji terimi). Tırmanıcılar veya koşucular.

Cut : Yontmak. Kesilmiş. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Diş çıkarmak. Sapmak. Kes. Hadım etmek. Pay. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cilia : Sili. Silia. Tüyler. Göz kapağında bulunan kıllar, silyum, silya. ciliata grubuna mensup protozoonlarda (ciliophora) görülen, bazal granül ve aksonemden meydana gelmiş, kamçıya benzerlik gösteren, ancak ondan daha kısa ve bazal granülü hücre zarına daha yakın hareket organeli. birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzanmış mikro tüpçüklerden oluşan yapı. Siliya. Sil. Kirpikler, eş güdümlü dalgalanma hareketiyle lümendeki maddelerin hareketine yardım eden epitel hücrelerini örten kıl benzeri çıkıntılar. Silya.

Lash : Ayıplamak. Azarlamak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Vurmak. Hicvetmek. Kışkırtmak. İp ile bağlamak. Çarpmak. Kamçı çalmak. Taşlamak.

Colt : Usturpa kırbacı. Usturpa kırbac. Tay. Acemi. Kolt tabanca. Çaylak. Sıpa (argo terim). Toy.

Rawhide : Tabaklanmamış deri. İşlenmemiş deri. İşlenmemiş inek derisi. Ham deri.

Birch : Falaka sopası. Dökmek. Dövmek. Huş ağacıgiller (betulaceae) familyasından, kanatlı fındıksı meyvesi olan, ağaç ya da çalılar. Huş. Vurmak. Huş ağacı. Sopalamak. Betula.

Horsewhips synonyms : buggy whip, horsewhipping, horsewhip, lashers, flogged, whip, flagellate, trounce, slash, lasher, bullwhips, lather, birches, flogs, flagellates, flagellating, flagellum, flagellums, colts, tawse, scourge, horsed, taws, kourbash, scourged, strap, bullwhip, flog, horsewhipped, rawhides, knout, welt, birched.