Hotel türkçesi Hotel nedir

Hotel ile ilgili cümleler

English: A motel is like a hotel only much smaller and is used mostly by people traveling by automobile.
Turkish: Bir motel, otel gibidir, yalnızca daha küçüktür ve çoğunlukla arabayla seyahat eden kişiler tarafından kullanılır.

English: A new hotel will be built here next year.
Turkish: Burada önümüzdeki yıl yeni bir otel inşa edilmiş olacak.

English: Ali canceled his hotel reservation.
Turkish: Ali otel rezervasyonunu iptal etti.

English: "Have you reserved a hotel room?" "Sorry, not yet."
Turkish: "Bir otel odası rezervasyonu yaptınız mı?" "Henüz değil, üzgünüm."

English: Ali checked into a small hotel and stayed for a couple of days.
Turkish: Ali küçük bir otele kaydını yaptırdı ve birkaç gün kaldı.

Hotel ingilizcede ne demek, Hotel nerede nasıl kullanılır?

Hotel management : Otel işletmeciliği. Konakçı işletmeciliği. Otel işletme. Otel yönetimi. Otelcilik.

Hotel manager : Otel yöneticisi. Konakçı müdürü. Otel müdürü.

Does the hotel have a bar : Otelinizin barı var mı.

Does the hotel have a garage : Otelinizin garajı var mı.

Does the hotel have a restaurant : Otelinizin restoranı var mı.

The hotel business : Otel işi. Otellerin işletilmesi ve idamesi ile ilgili herşey. Otel işletmesi.

 

Family hotel : Ailelere kolaylık sağlayan otel.

Economy hotel : Çok az konfor sağlayan otel. Ekonomik otel. Ucuz otel.

Chain hotel : Büyük bir oteller ağına ait olan otel (holiday ınn, sheraton, vb. gibi).

Will you send it to the hotel with a receipt : .

İngilizce Hotel Türkçe anlamı, Hotel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hotel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Porterhouse : Dananın sırt bölgesinden çıkartılan bonfile ve ve kontrfileden oluşan bir biftek. Meyhane. İçki salonu. Bar.

Boozers : Alkolik. İçki içen kimse. Bar. Ayyaş. Meyhane. İçkici. Sarhoş.

Hotels : Oteller.

Edifice : Mabet. Büyük yapı. Bina. Yapı. Büyük bina. Gösterişli yapı. Büyük ve gösterişli bina. Büyük. Anıtsal önemde bina. Mersus.

Lodge : Misafir olmak. Beyanatta bulunmak. Para yatırmak. Yatıya kalmak. Kısa süreli kirada oturmak. Vurmak. Pansiyonda kalmak. Kiracı olarak kalmak. Misafir etmek. Bildirmek.

Boozer : İçki içen kimse. Alkolik. İçkici. Sarhoş. Bar. Meyhane. Ayyaş.

Hostelry : Han. Küçük han.

Fleabag : Adi. Uyku tulumu. Aşağılık. Pislik. Pire kaplı köpek veya hayvan. Küçük otel. Ucuz konakçı. Ucuz otel. Pasaklı kadın. Eski püskü bina (argo terim).

Auberge : Fransız hanlarına verilen isim. Pansiyon. (fransızca) konaklama yeri. Han. Lokanta. Hostel. Konaklama yeri.

Resort : -e başvurmak. Dinlenme yeri. Tatil yeri. Çareyi -de bulmak. Yoluna gitmek. -den yararlanma. Sık sık uğramak. Başvurmak. Başvurma. Gitmek.

Hotel synonyms : motor hotel, holiday resort, motor inn, hotel room, motor lodge, resort hotel, ski lodge, casino hotel, place of business, tourist court, court, hostel, publics, inns, ritz, accommodators, host, business establishment, accommodator, padrone, public house, hotelier, inn, hosteling, hostelries, public, spa, rub a dub, building.

 

Hotel ingilizce tanımı, definition of Hotel

Hotel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A house for entertaining strangers or travelers. An inn or public house, of the better class.