Hoza nedir, Hoza ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bağ.

İpek kozası.

Püskül, saçak.

Hoza kısaca anlamı, tanımı

Hoza biçmek : Tırpanla değişik bir biçimde ekin biçmek

Hozak : Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla.

Hozalah : Henüz olmamış dut meyvesi; karşılığı gozalah.

Hozalak : Olmaya başlamış dut. Çamların yeşil iğne yaprakları.

Hozalanmak : Alay etmek: Ahmet Ali ile hozalanıyor.

Hozalmak : Kendini herkesten üstün görmek, kibirlenmek.

Hozan bağlamak : Tarlayı bakımsızlıktan yabani ot kaplamak.

Hozan tülküsü : Tüyleri dökülmüş, zayıf tilki.

Hozana atlamak : Fazla üstüne varılan kimse büyüğüne karşı gelmek, saygısızlık yapmak.

Hozancı : Yalan söyleyen. Şakacı.

Hozan : Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla.

Hozat : Tunceli iline bağlı ilçelerden biri.

Püskül : Bir ucundan bazı şeylere süs olarak takılan, diğer ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti.

Püskü : Tütsü, duman (Mucur). Bal alma sırasında arı kovanına duman püskürtmekte kullanılan aygıt. (Kemalpaşa İzmir).

Saçak : Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.

 

İpek : İpek böceği kozaları çözülerek çıkarılan ve dokumacılıkta kullanılan çok ince, esnek ve parlak tel. Bu telden yapılmış.

Koza : İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak. İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak.

Saça : Kefalın küçük yavrusu.

Bağ : Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

Diğer dillerde Hoyratçıl üslup anlamı nedir?

İngilizce'de Hoyratçıl üslup ne demek ? : brutalitarian style