İpek nedir, İpek ne demek

  • İpek böceği kozaları çözülerek çıkarılan ve dokumacılıkta kullanılan çok ince, esnek ve parlak tel
  • Bu telden yapılmış.

"İpek" ile ilgili cümleler

  • "Hamam takımları hep sırma ve ipek işlemeli imiş." - S. Birsel
  • "Altın çizgili, yemyeşil ipek kravatı ne olursa olsun almalıydı. Ceketiyle asorti olacaktı." - N. Hikmet

Yerel Türkçe anlamı:

İpek

Mısır püskülü.

Biyoloji'deki anlamı:

İpek böcekleri tarafından salgılanan, glisin ve alanin amino asitleri bakımından zengin ve antiparalel beta yaprakları şeklinde düzenlenmiş birden fazla polipeptit zincirinden oluşan, molekül ağırlığı 350000 Dalton kadar olan, kozayı oluşturan fibroin ve serisin proteinlerini içeren ipliksi madde.

İpek isminin anlamı, İpek ne demek:

Kız ismi olarak; Bir tür böceğin ördüğü kozadan elde edilen ve kumaş yapımında kullanılan ince parlak tel ve bundan yapılmış olan kumaş. Zarif, kibar, ince.

İngilizce'de İpek ne demek? İpek ingilizcesi nedir?:

silk

Osmanlıca İpek ne demek? İpek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

harir

İpek hakkında bilgiler

İpek, İpekböceğinin ürettiği yumuşak, parlak bir liftir. İpekböceği bir tırtıldır ve bu lifi kendine koza örmek için üretir. İnsanlar bu liften iplik yapar ve kumaş dokurlar.

 

İpek çok sağlamdır. Boyanınca da çok gösterişli olur. Bazen ipeğe başka lifler karıştırılarak döşemelik ve perdelik kumaşlar yapılır. İpek dokumacılığı bundan 4.600 yıl önce Çin'de başladı. 16. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında İtalya ve Fransa'da büyük gelişme gösterdi. İpek en çok dut ipekböceğinden elde edilir. Bu böceğin dişisi 200-500 yumurta bıraktıktan sonra ölür. Yumurtalardan çıkan minik tırtıllar dut yaprağıyla beslenir. Hızla büyüyerek 20-30 günde 7-8 santimetreyi bulur. Büyümesi tamamlanınca yemeyi bırakır ve incecik ipek liften çevresine bir koza örer. İnsanlar ipek elde etmek için üretme çiftliklerinde ipek böcekçiliği yaparlar. Yırtılarak zarar görmesine mani olmak için ipekböceğinin içinden çıkabileceği kadar gelişmesini beklemeden kozalar kaynatılır. Ardından ipek elle ya da makinelerle çözülerek çile haline getirilir. Bir kozadan 450 ile 900 metre arasında kesiksiz iplik çıkabilir. Bu iplikler tezgahlarda dokunarak kumaş yapılır.

İpek güzel görünüşlü, yumuşak, parlak ve dayanıklı olup, kolaylıkla ve iyi boya tuttuğu için daha da güzelleştirilebilen hayvansal kaynaklı bir liftir. İpek liflerin kraliçesi olarak bilinir. 4000 yılı aşkın bir süreden beri, insanların ekonomik hayatında önemli bir rol oynamakta olan ipek, yıllarboyu Çin, Hindistan, Taşkent, Bağdat, Şam ve İstanbul’dan geçen ipek yolunu takiben Avrupa’ya taşınmıştır. Bu zaman zarfında ipek altından daha değerli bir ürün olarak alıcı bulmuştur. Türkiye coğrafi yeri ve iklimi bakımından ipekböceği ve dut ağacı yetiştirilmesine uygun ülkelerden biridir. Trakya, Marmara, Ege, Akdeniz, bölgelerinde bulunan bazı iller ile özellikle Amasya, Diyarbakır, Hatay yöreleri ipekböcekçiliğinin yayılmış olduğu alanlardır.

 

İpek ile ilgili Cümleler

  • Ali genellikle ipek pijama giyer.
  • Bu gerçek ipek mi?
  • İpek böcekleri kozalar örerler.
  • O ipek bir çanta taşıdı.
  • Ali bir ipek halı satın aldı.
  • Elbise saf ipek.
  • İpek yumuşaktır.
  • Saçı ipek gibiydi.
  • Saçlarının üzerine ipek bir eşarp bağlamış.
  • İpek yumuşak ve pürüzsüzdür.

İpek anlamı, tanımı:

Koza : İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak. İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak.

Parlak : Göze çarpacak kadar başarılı. Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Yüzü güzel (oğlan).

İpek gibi : Çok ince, parlak ve yumuşak. güzel, iyi huylu.

İpek ağacı : Ekvatoral bölgelerde yetişen, kerestesi ipek görünüşünde, sarı parıltılı, değerli bir mobilya ağacı, ipek gülü, gülibrişim (Periploca).

İpek baskı : Bir lastik silindir ile uygun bir malzemenin şablon maskeye bastırılarak görüntünün bir yüzey üzerine geçirilmesi işlemi, serigrafi. Fotoğrafın ipek kumaş üzerine yansıtılması ve mürekkeple kâğıda bastırılması yöntemi.

İpek böceği : Kanatları pullu böcekler sınıfından, ördüğü kozalardan ipek elde edilen, dut yaprağı ile beslenen bir cins kelebeğin tırtılı, ibrişim kurdu (Bombyx mori).

İpek çiçeği : Semizotugillerden, güzel çiçek açan bir bitki cinsi (Portulaca grandiflora).

İpek gülü : İpek ağacı.

İpekhane : Kozaların, ipek çilesi durumuna getirilmesi için işlendiği yer.

İpek matı : Cila veya vernikle ağaç üzerinde oluşturulan, ipeği andıran yarı parlak görünüş.

Suni ipek : Yapay ipek.

Taşlanmış ipek : İpekten dokunmuş kumaşın birtakım kimyasal işlemlerden geçirilerek dayanıklı ve parlak duruma getirilmiş biçimi.

Yapay ipek : Sonradan elde edilmiş ipek, suni ipek.

Çamaşır ipeği : Nakış yapmakta kullanılan ipek iplik.

Hint ipeği : Hindistan'da üretilen çok kıymetli bir ipek türü.

İpek böceği kelebeği : Tırtıllarının ördüğü kozalardan ipek elde edilen kelebeklere verilen genel ad.

İpek böcekçiliği : İpek ipliği veya ipek böceği yumurtası elde etmek amacıyla ipek böceği yetiştirme ve koza elde etme işi.

İpeka : Altın kökü.

İpekçi : İpek böceği yetiştiren veya ipek satan kimse.

İpekçilik : İpekçinin yaptığı iş.

İpekli : İpekten yapılmış veya içinde ipek bulunan (kumaş).

Dokumacılık : Dokumacının yaptığı iş, dokuyuculuk, tekstil.

İnce : Hafif, gücü az. Zayıf. Taneleri ufak, iri karşıtı. Ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).

Esnek : Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli. Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki.

Yumuşak : Sessiz, hafif. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Kolaylıkla işlenebilen. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Okşayıcı, tatlı, hoş.

Tırtıl : Palet. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.

Örmek : Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Duvar yapmak veya onarmak. İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Diğer dillerde İpek anlamı nedir?

İngilizce'de İpek ne demek? : [Pec] n. silk

Fransızca'da İpek : soie [la]

Almanca'da İpek : n. Seide

adj. seiden

Rusça'da İpek : n. шелк (M)

adj. шелковый, шелковидный