Husks türkçesi Husks nedir

Husks ingilizcede ne demek, Husks nerede nasıl kullanılır?

Almond husks : Çiğ bademin dış yüzünü kaplayan zarının kurutulup öğütülmesiyle elde edilen, su oranı % 13'den ham selülozu % 15'den ve külü % 9'dan fazla olmayan, invert olarak en az % 18 toplam çözünebilir şekeri bulunan bir yan ürün. Badem kavuzları.

Barley husks : Arpa kavuzları. Çıplak arpa elde edilirken üretilen, arpanın tanesini dıştan kaplayan kısımlardan oluşan bir yan ürün.

Paddy husks : Çeltik kavuzu. Çeltik tanesinin dışını örten ve çeltikten pirinç elde edilirken ele geçen yan ürün. Çeltik kabukları.

Cornhusks : Mısır kabuğu. Mısır koçanı kabuğu. Mısır başağının yapraklı dış kabuğu.

Husk hull : Baklagil ve buğdaygil tanelerini saran kılıf. Kavuz kabuk.

Ammoniated rice husk : Öğütülmüş pirinç kabuğunun mono kalsiyum fosfat ve susuz amonyakla 177°c sıcaklıkta ve 12 atmosfer basınçta muamele edilmesiyle elde edilen, besi sığırları yemlerinde toplam rasyonun % 20’sini aşmayacak miktarlarda, ham selüloz kaynağı ve protein yapısında olmayan azotun tek kaynağı olarak kullanılmak üzere üretilen bir ürün. Amonyaklaştırılmış pirinç kabuğu.

Graminase husk : Buğdaygil kavuzları. Buğdaygil tanelerinin harman yerinde kalan kılıf, kabuk, örtü, yaprak kırıntıları ve bunların tozlarından ibaret kısmı.

 

Corn husk : Mısır kabuğu.

Husk : Bazı tohum ve meyvelerin kabuğunu çıkarmak. Tahıl kapçığı. Kabuğunu ayıklamak. Bilezik. Kovan. Kapçık. Besleme değeri genellikle ait olduğu bitkinin samanından biraz yüksek olan, harman sonu elemeyle elde edilen buğdaygil ve baklagillerin tohum dış örtüsü, yaprak kırıntıları ve bunların tozları. Kabuğunu ayıklamak (çeltiğin). Zarf. Kabuğunu soymak.

Rice husk : Pirinç çeltiği.

İngilizce Husks Türkçe anlamı, Husks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Husks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hoarse : Boğuk sesli. Çatal sesli. Çatlak. Kısık sesli. Kısık. Çatal (ses). Boğuk.

Down at heel : Köhne. Harap görünüşlü. (britanya ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Hırpani. Perişan görünüşlü. Perişan kılıklı. Pejmürde. Kılıksız. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş.

Peel away : Bir kaplama filmi veya tabakayı sıyırarak veya kavlatarak yapışık olduğu yüzeyden ayırmak. Kabuğunu yüzmek. Kabuğunu çıkarmak.

Decorticate : Zarını çıkarmak. Soymak.

Dregs of society : Ayaktakımı. Sıradan halk. Halk tabakası. Avam.

Peeled : Dökülmek (deri). Anadan doğma çıplak. Dımdızlak. Anadan üryan. Çırılçıplak. Sıyrık. Dal taşak. Soymak. Kabuğu soyulmuş.

Duff : Sahte. Gereksiz. Puding. Duf. Beceriksiz. Hurda. Toz kömür. Bir çeşit muhallebi. Kömür tozu.

Loss : Zayiat. Kayıp. Ziyan. Heder. Yenilgi. Hasar. Zayi. Zarar. Dokunca.

 

Debris : İnşaat artığı. Birikinti. Dağ eteklerinde köşeli taşlar ve daha ince öğeli özdeklerin karışımından oluşan yığıntılar. Çer çöp. Yıkıntı. Moloz. Atıklar. Kırıntı.

Detritus : Kum ve taş parçası. Parçalanık döküntü. Kırıntı malzemeler. Kaya döküntüsü. Dış etkilerle ufalanmış, parçalanmış, moloz durumundaki kayaç ve canlı kalıntıları. Aşınma döküntüsü. Taş döküntüsü. Akvaryum tabanına toplanan artıklar. Seri.

Husks synonyms : buirdly, cacophonous, strapping, fallout, hull, comber waste, dreg, castoffs, cuttings, pare, castoff, dilapidated, waste, eruption, burly, gruff, husk, peel off, down at the heel, down at the heels, disbark, duffs, peel, bark, barked, husked, cacophonic, hulls, hulling, beefy, robust, excoriate.

Husks zıt anlamlı kelimeler, Husks kelime anlamı

Frail : Hafif ve kırılgan. Ahlaksız. İnce ve güçsüz. Çelimsiz. Nanemolla. Yavan. Tatsız. Narin. Kırılgan. Zayıf.

Euphonious : Ahenkli. Hoş sesli. Sesi kulağa hoş gelen.