Hydrostatic level türkçesi Hydrostatic level nedir
- Bir yeraltı yatağındaki suyun, kendi basıncıyle çıkabildiği gerçek yüzey.
- Hidrostatik düzey.
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Tabansuyu yüzeyi.
Hydrostatic level ingilizcede ne demek, Hydrostatic level nerede nasıl kullanılır?
Hydrostatic : Suda yaşayan böcek larvalarının hava keseleri gibi suda yüzmelerini sağlayan organları. Hidrostatik. Suda sabit bir biçimde kalabilme ve yüzebilme. Hidrostatık. Su ile çalışan.
Level : Makul. Düz. Yıkmak. Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Namuslu. Düzeçlemek. Dengeli. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Seviyeli. Yatay.
Hydrostatic pressure : Sıvıların basıncı. Sıvı basıncı. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Hidrostatik basınç. Su basıncı. Sıvısal basınç. Durgun bir su kütlesinin birim yüzeyini etkileyen yerçekimi. Durgun akışkan basıncı. Durgun sıvı basıncı.
Hydrostatical : Hidrostatik ile ilgili olarak (fizik). Hidrostatik bir şekilde. Hidrostatik.
Hydrostatically : Hidrostatik olarak.
Hydrostatics : Su statiği bilimi. Hidrostatik.
İngilizce Hydrostatic level Türkçe anlamı, Hydrostatic level eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hydrostatic level ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.
Absolute age : Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Salt yaş. Mutlak yaş.
Abyss : Cehennem. Boşluk. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Tamu. Hufre. Abis. Dipsiz gibi görünen yer. Dibi olmayan çukur. Varta.
Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.
Acid fumarole : Asit tüten. Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.
Acrozone : Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı.
After shock : Artçı şok. Artçı sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).
Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.
Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.
Adventive cone : İlerleme hunisi. İlerleme konisi. Ek koni. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni.
Hydrostatic level synonyms : advance of aglacier, alkali rocks, abrasive power, absolute chronology, adjacent rock, algonkian.

Bu kısımda Hydrostatic level kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hydrostatic level ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hydrostatic level anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hydrostatic level ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.