Hypothesists türkçesi Hypothesists nedir

  • Farz eden.
  • Teorisyen.
  • Hipotezci.
  • Varsayımda bulunan.
  • Varsayan.
  • Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanan.

Hypothesists ingilizcede ne demek, Hypothesists nerede nasıl kullanılır?

Hypothesist : Hipotezci. Varsayan. Farz eden. Teorisyen. Varsayımda bulunan. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanan.

Hypothesis of convection currents : Çembersi akımlar varsayımı. Yerkabuğundaki kıvrılma olaylarının, kabuk altı ısı yayılımlarının sonuçladığı devimlerle ilgili olduğunu ileri süren varsayım.

Hypothesis testing : Sıfır varsayımının ve alternatif varsayımın oluşturularak istatistiksel değerlendirme sonucu sıfır varsayımının yargılanması. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hipotez denemesi. Hipotez testi. Denence sınamı. Varsayımı sınama. Varsayım sınaması. Önsav sınaması.

Hypothesis testing study : Varsayım sınayıcı araştırma. Bir varsayımdan yola çıkan, gözlem ya da deney yoluyla varsayımda dile getirilen ilişkiyi gerçekleyerek genelliklere varmaya çalışan araştırma.

Classical hypothesis testing : Klasik önsav sınaması.

Alternative hypothesis : Karşıt hipotez. Yerinegeçer varsayımlar. Savlı hipotez. Değişik varsayımlar. Boş hipotezde ifade edilenden farklı bir açıdan hareket edilerek oluşturulan hipotez. Alternatif hipotez.

 

Adaptive expectations hypothesis : Uyarlanabilir beklentiler önsavı. Uyarlanabilir beklentilerle hareket eden iktisadi karar birimlerinin, iktisat politikalarındaki değişikliklere ilişkin öngörülerini, bir önceki dönemdeki uygulamaların sonuçları ve hata paylarını dikkate alarak düzelttikleri ve özellikle ekonomideki enflasyon oranının bir önceki yılın enflasyon oranından etkileneceğini ileri süren ve ilk kez ırving fisher tarafından kullanılan önsav. krş. ussal beklentiler önsavı, rassal yürüyüş önsavı.

Abramovitz convergence hypothesis : Abramovitz yakınsama önsavı. Az gelişmiş ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasında teknoloji, verimlilik ve kişi başına gelir farkları büyüdükçe özellikle sosyal yeteneğe sahip az gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkelerden transfer edecekleri teknoloji ile gelişmiş ülkeleri yakalama olasılıklarını artıracaklarını ileri süren ve abramovitz tarafından geliştirilen önsav.

Administered pricing hypothesis : Güdümlü fiyatlandırma önsavı. Yoğunlaşmanın yüksek olduğu sanayilerde, ekonominin daralma dönemlerinde fiyatın daralmaya göre daha az düşürüleceğini ileri süren önsav.

Additional worker hypothesis : İktisadi dalgalanmaların daralma evresinde, hanehalkının reel gelir düzeyini korumak ve sürdürmek amacıyla ailedeki çalışmayan diğer bireylerin de işgücüne katılacakları varsayımına dayanan ve iktisadi çevrime işgücüne katılım oranı arasında ters yönlü bir ilişki olduğunu ileri süren önerme. Ek çalışan önsavı.

İngilizce Hypothesists Türkçe anlamı, Hypothesists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hypothesists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Theorizer : Kuramsalcı (ayrıca theoriser). Teoriler üreten veya yaratan kimse. Spekülatör.

Theory : Teori. Kuram. Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Nazariye. Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni. Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları.

Supposition : Kıyas. Sanı. Sayıt. Farz. Tahmin. Zan. Faraziye. Varsayım. Olmayan ya da gerçekleşmemiş bir durumu tasarlama, geçerli sayma ya da bir savı kanıtlamadan doğru sayma.

Hypothetical : Düşüncel. Sınama, belgeleme, çözümleme ya da açıklama işlemlerinde bir durumu tasarımsal olarak varsayan ya da kuramsal olarak irdeleyen. Varsayım niteliğinde. Hipotetik. Sayılgılı. Bk. sayılgılı. Varsayıma dayanan. Kuramsal. Varsayılan. Nazari.

Model : Model yapmak. Bir kentin bugünkü durumu ve gelecekte alması istenen biçim göz önünde tutularak, kentin oluşumunu biçimlendiren almaşık etkenleri sınamak ve herbirinin davranışlarını önceden kestirmek amacıyla kurulan simgesel denklem. Modellik etmek. Modellemek. Model. Örnek olan. Mankenlik yapmak. Biçe. Giymek (defilede belirli bir giysiyi). Tip.

Construct : Yapmak. Oluşturmak. Tertip etmek. İskeletini çizmek. İnşa etmek. Resmetmek. İmar etmek. Dikmek. Çizmek. Düzenlemek.

Proposal : Evlilik teklifi. Plan. Tasarı. Takrir. Tasavvur. Önerme. Öneri. Evlenme teklifi. Teklif. Önerge.

Theorist : Teorist. Kuramcı. Nazariyeci.

Conception : Görüş. Algılanma biçimi. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kavram. Kavrama, anlama yetisi. görüş, anlayış. Gebe kalma. Olaylar, düşünceler ya da nesneler üzerinde geliştirilen anlayış, değer ve yargı. Konsepşın. Fikir. Kavrayış.

Assumption : Azamet. Hazreti meryem'in göğe kabulü. Takınma. Üzerine alma. Farz. Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma. Taslama. Üstlenme. Sanı. Varsayım.

Hypothesists synonyms : historicism, gemmule, conjecture, supposal, theoriser, hypothesist, assumers, hypothesizers, framework, concept, theoretical account, theorists, theorizers, hypothesizer, speculation, theoretician, theoreticians, possibility, assumer.

Hypothesists zıt anlamlı kelimeler, Hypothesists kelime anlamı

Misconception : Yanlış yorum. Yanlış kanı. Kavram hatası. Yanlış kavram. Yanlış fikir. Yanlış anlama. Kavram yanılgısı. Yanlış kavrama.