Proposal türkçesi Proposal nedir

Proposal ile ilgili cümleler

English: His proposal is far from being satisfactory to us.
Turkish: Onun önerisi bizi tatmin etmekten uzak.

English: Ali accepted the proposal without reservation.
Turkish: Ali öneriyi çekincesiz kabul etti.

English: A more plausible proposal is the one Leech presented in conjunction with Emmet's theory.
Turkish: Emmet'in teorisi ile bağlantılı olarak Leech'in sunduğu teklif en makulüdür.

English: He proposal was not acceptable.
Turkish: Onun teklifi kabul edilebilir değildi.

English: His proposal is not worth talking about.
Turkish: Onun teklifi hakkında konuşmaya değmez.

Proposal ingilizcede ne demek, Proposal nerede nasıl kullanılır?

Proposal form : Teklifname. Teklif mektubu. Teklifname sigortaya başvuru formu. Teklif formu.

Budgetary proposal : Bütçe tasarısı.

Conciliatory proposal : Anlaşma önergesi.

Counter proposal : Karşı teklif.

Marriage proposal : Evlenme teklifi.

Proposed : Sormak. Önerilen. Teklif etmek. Tasarlamak. İleri sürmek. Önermek. Niyet etmek. İçmek (sağlığa vb.). Evlenme teklif etmek. Getirmek (çözüm).

Counterproposal : Karşı öneri.

Proposers : Teklif eden. Öneren. Teklifi getiren milletvekili.

 

Propose : Önermek. İçmek (şerefe). Evlenme teklif etmek. Sormak. Evlilik teklif etmek. Niyetlenmek. İçmek (sağlığa vb.). Düşünmek. Getirmek (çözüm). Niyet etmek.

Proposer : Teklif eden. Teklifi getiren milletvekili. Teklif eden kişi. Öneren. Teklif veren. Teklifi sunan. Teklif sahibi.

İngilizce Proposal Türkçe anlamı, Proposal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proposal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bargain : Uzlaşma. Uyuşmak. Değiş tokuş etmek. Anlaşmak. Karşılık (pol.). Teklif (pol.). Pazarlık etmek. Kelepir. Anlaşma.

Motion : Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü. İşaret. Kımıltı. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Güdü. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Çalışma.

Blue print : Mavi ozalit. Mavi baskı. Ozalit baskısı. Tasarlamak. Planlamak.

Bill : İlan etmek. El ilanı. Burun. Yasa tasarısı. İlan. Tahvil. Hesap. Banknot. Denize uzanan kara parçası. Senet.

Intimations : Haber. İma. Bildirme. Çıtlatma. Üstü kapalı anlatma. Üstü kapalı söyleme.

Motioning : Yer değiştirme. Kımıltı. Devinim. Güdü. Hareket. İşaret etmek. El ile işaret etmek. Hareket ettirmek.

Arrangement : Sıralama. Tertip. Aranjman. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Anlaşma. Aranjman (çiçek için). Sıra. Düzenlenmiş şey. Sözleşme. Diziliş.

 

Bargains : Uyuşmak. Uzlaşma. Pazarlık etmek. Karşılık (pol.). Anlaşma. Teklif (pol.). Kelepir. Değiş tokuş etmek. Anlaşmak.

Memorials : Bildiri. Hatırlatıcı. Anmalık. Tezkere. Anma töreni. Anıt. Abide. Muhtıra.

Conspectus : Taslak. Genel bakış. Özet. Hulasa.

Proposal synonyms : proposal of marriage, re introduction, proffers, content, etiquette, intention, blueprints, premising, question, herb, scenario, formality, proposals, envision, idea, imaginations, motioned, propositioned, designment, estimate, marriage offer, counterproposal, diagramed, scheme, proforma, biddings, bidding, vision, overtures, casting, visioned, offer, hypothesis.

Proposal ingilizce tanımı, definition of Proposal

Proposal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make proposals of marriage. A scheme or design. Offer. To offer proposals for erecting a building. That which is proposed, or propounded for consideration or acceptance. Terms or conditions proposed. As, to make proposals for a treaty of peace.