Hypothesized türkçesi Hypothesized nedir

  • Varsayımda bulunmak.
  • Hipotez kurmak.
  • Varsaymak.

Hypothesized ingilizcede ne demek, Hypothesized nerede nasıl kullanılır?

Hypothesize : Varsaymak. Sanmak. Varsayımda bulunmak. Hipotez kurmak.

Hypothesizer : Farz eden. Teorisyen. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanan. Varsayan. Hipotezci. Varsayımda bulunan.

Hypothesizers : Varsayan. Hipotezci. Teorisyen. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanan. Varsayımda bulunan. Farz eden.

Hypothesizes : Hipotez kurmak. Varsaymak. Varsayımda bulunmak.

Hypothesizing : Hipotez kurmak. Varsaymak. Varsayımda bulunmak.

Hypothesis : Denence. Gözlemlenen olaylar ya da olay kümeleri arasında olası görülen, ama daha tanıtlanmamış olan ilişkileri dile getiren önerme. Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti. Hipotez. Kuramsal. Önsav. Ekonomi, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü. Varsayım.

Hypothesis of convection currents : Çembersi akımlar varsayımı. Yerkabuğundaki kıvrılma olaylarının, kabuk altı ısı yayılımlarının sonuçladığı devimlerle ilgili olduğunu ileri süren varsayım.

 

Hypothesise : Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanmak. Hipotez kurmak. Farz etmek. Varsayımda bulunmak. Varsaymak.

Hypothesised : Farz etmek. Varsayımda bulunmak. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanmak. Hipotez kurmak. Varsaymak.

Hypothesists : Teorisyen. Hipotezci. Varsayımda bulunan. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanan. Varsayan. Farz eden.

İngilizce Hypothesized Türkçe anlamı, Hypothesized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hypothesized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Count : Hesaba katmak. Sayılmak. Kont. Saymak. Sayı. Sayısını bulmak. Önemseme. Değeri olmak. Göz önünde tutmak. Dava maddesi.

Hypothesised : Farz etmek. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanmak.

Call on : Uğramak. Aramak. İstemek. Davet etmek. Demek. Adını vermek. Başvurmak. Önünde söylemek. Seslenmek.

Conjecture : Tahmin. Varsayım. Zannetmek. Tahmine dayalı fikir. Sanmak. Tahmin etmek. Kestirim. Sanı. Varsayı.

Deemed : Zannetmek. Dikkate almak. İnanmak. Saymak. Farzetmek.

Suppose : Farzedelim. Zannetmek. Sanmak. Düşünmek. Gerekmek. Bence ...-se iyi olur. Saymak. Tahmin etmek. Olduğuna inanmak. Gerektirmek.

Theorise : Ortaya bir teori atmak. Hipotez ortaya koyma (ayrıca theorize). Teori kurmak. Teorileştirmek. Farzetmek. Kuramlaştırmak. Kuram geliştirmek. Bir teori geliştirmek. Kuram ortaya koymak. Kuram oluşturmak.

Hypothesises : Farz etmek. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanmak.

Speculate : Yorum yapmak. Düşünmek. Kuramsal olarak düşünmek. Üzerinde düşünmek. Kafa patlatmak. Tahmin etmek. Borsada oynamak. Tahminde bulunmak. Alavere etmek. Yorumda bulunmak.

 

Deem : Dikkate almak. Tutmak. İnanmak. Addetmek. Kıyas etmek. Zannetmek. Görmek. Kabul etmek. Sanmak.

Hypothesized synonyms : conjecturing, assumes, guesses, hypothesize, conjectured, retrace, guess, anticipate, hypothesise, deeming, grant, formulate, guessed, construct, hypothesising, reconstruct, deems, conjectures, hypothecate, believe, theorize, guessing, expect, explicate, counted, develop, hypothesizes, hypothesizing, assume.