İkili denetim nedir, İkili denetim ne demek

İkili denetim; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Verilerin nicelenmesi sırasında inceleme kılavuzunun işlerliğini ölçmek, bu işi üstlenenler arasındaki uyuşma düzeyini saptamak amacıyla aynı soru çizinliğinin değişik niceleyicilerce işlenmesini öngören önlem. bk. niceleme denetimi.

İkili denetim kısaca anlamı, tanımı

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe

İkil : İkili öğe; 0 ya da 1 gibi iki damgadan oluşan bir damga takımının öğesi. En küçük veri öğesi. Veri saklama sığası birimi. Bilgi ölçü birimi. Bazı dillerde bir şeyden iki tane anlatmak üzere kullanılan gramatikal isim veya fiil şekli, ki buna GRAMATİKAL İKİL (D. grammatical) de denir. Bundan başka, iki göz gibi aslında daima iki olan şeyleri anlatan ve DOĞAL İKİL (D. naturel) adını alan şekiller vardır. Bir de, konuşma arasında bahsi geçen iki şeyi anmak için "'her ikisi" anlamına kullanılan kelimeler var ki onlara da ORUNLAMALI İKİL (D. anaphorique) denir. Bunlardan başka, birinin adı söylenince ötekinin hatırlanması tabii iki şeyi anlatmak için kullanılan ve yalnız birinin adı ile yapılan ikillere EKSİLTİLİ İKİL (D. elliptique) derler. [Bakınız: üstiki].

 

Denet : Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.

Denetim : Denetleme.

İkili : İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul). İki taraf arasında yapılmış. İki kişiden oluşmuş topluluk. İkili bahis. İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet.

Niceleme denetimi : Bir niceleme işleminde çeşitli niceleyicilerin aralarında gösterdikleri tutarlılığı ve niceleme kılavuzuna uygunlularını sınamayı amaçlayan denetim işlemi.

Soru çizinliği : Toplumbilimde başvurulan başlıca gözlem araçlarından biri olan ve yanıtlayıcmm okuyarak dolduracağı sorulardan oluşmuş öiçünlü dizgeli sorular dizelgesi.

Niceleyici : Evrensel niceleyici ya da varoluşsal niceleyici. nicelik bk. sayallık. "Her" ve "en az bir" sözcüklerinden biri. Bu sözcükler sırasıyla V ve 3 simgeleriyle gösterilir.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

İnceleme : İncelemek işi, tetkik. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma.

Saptamak : Bir şeyi belirgin kılmak, tespit etmek. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirmek, oynamaz duruma getirmek, tespit etmek.

Niceleme : Nicelemek işi.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

 

Veriler : Bir gözlem ya da ölçülere ilişkin olarak verilmiş değerler.

İncelem : Bir konuyu incelemek ya da bir durumu saptamakla görevlendirilen kişice hazırlanmış, yazılı açıklama ve görüşler.

İşlenme : İşlenmek işi. Bir yapıtın biçiminin değiştirilerek başka bir türden yapıt durumuna getirilmesi, sözgelişi romandan tiyatro yapıtı yapılması ya da başka bir düzene konulması.

Saptama : Saptamak işi, tespit. Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi.

Kılavuz : Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.

Öngören : İleriyi düşünerek, göz önünde tutarak davranan.

Diğer dillerde İkili denetim anlamı nedir?

İngilizce'de İkili denetim ne demek ? : double checking