İndi nedir, İndi ne demek

İndi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan

"İndi" ile ilgili cümle

  • "Bizden evvelki zamanların tarihleri hep değilse de ekseriyetle indi vesikalara istinat etmiştir." - A. Gündüz

Yerel Türkçe anlamı:

Şimdi, bk şındı

Şimdi.

Hindi kuşu

Diğer sözlük anlamları:

İmdi, şimdi.

İndi tanımı, anlamı:

İndibindi : Dolmuş taşımacılığında belli bir alan içinde yapılmış olan en kısa yolculuk.

İndifa : Başkaldırma, isyan etme, ayaklanma. Püskürme. Kızamık, kızıl vb. hastalıklarda vücutta kırmızı lekeler görülme.

İndifa etmek : Yanardağ, püskürmek.

İndifai : Püsküren (yanardağ). Döküntülü (hastalık).

İndikatör : Gösterge.

İndinde : Bir kimseye göre. Yanında.

İndirgeme : İndirgemek işi, irca, redüksiyon.

İndirgemek : Daha kolay ve yalın duruma getirmek. Bir maddenin oksijenini alarak oksit özelliğini yok etmek, irca etmek. Bir işlemi daha kısa veya daha yalın bir biçime sokmak, irca etmek.

İndirgen : Oksit durumundaki cisimlerin oksijenini alma veya daha düşük bir oksitleme derecesine indirme özelliği olan (madde).

İndirgenlik : İndirgen olma durumu.

 

İndirgenme : İndirgenmek işi.

İndirgenmek : İndirgeme işi yapılmak.

İndirgeyici : İndirgeme işini yapan, yapabilecek özellikleri taşıyan madde.

İndirilme : İndirilmek işi.

İndirim : Fiyatta yapılmış olan değer düşürümü, tenzilat, iskonto.

İndirim merkezi : Mağazaların seri sonu mallarını ucuz olarak sattığı alışveriş yeri.

İndirim saatleri : Mağaza veya barlarda günün değişik saatlerinde yapılmış olan indirim anları.

İndirim yapmak : Fiyatta değer düşürümü yapmak, iskonto yapmak.

İndirimli : Fiyatında değer düşürümü yapılmış, tenzilatlı, iskontolu.

İndirimli satış : Sanayi odalarının onayıyla belirli bir süre için yapılmış olan değer düşürümlü satış.

İndiriş : İndirme işi.

İndirme : İndirmek işi.

İndirmek : Yağmur, sis, birdenbire bastırmak. Hızla vurmak. Kırmak, tahrip etmek. Fiyatını azaltmak, düşürmek. Yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak. Kapamak. Bir taşıt veya binek hayvanından aşağıya almak.

İndirtme : İndirtmek işi.

İndirtmek : İndirmesini sağlamak.

İndis : Bir harf, benzer fakat yine de değişik biçimlerde iki veya daha çok kez kullanılmak istendiğinde harfin üstüne veya altına eklenen ayırıcı işaret. Bir kökün derecesini göstermek için kök işaretinin kolları arasına konulan sayı. Bir harf üzerine konulan işaret.

İndividüalist : Bireyci.

İndividüalizm : Bireycilik.

İndiyum : Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In).

Acemi katır kapı önünde yük indirir : "beceriksiz ve anlayışsız kişi, kendisine yaptırılan işi en önemli yerinde bırakır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Basite indirgemek : Basitleştirmek, sade bir biçime döndürmek.

Bayrağı yarıya indirmek : Millî yas ilan etmek için bayrağı direğin yarısına kadar indirmek.

Boğazına indirmek : Fazla ve gelişigüzel yemek.

Camı çerçeveyi indirmek : Etrafı kırıp dökmek, her şeyi parçalayıp dağıtmak.

Cebine indirmek : Hakkı olmadığı hâlde parayı kendine mal etmek.

Denize indirmek : Genellikle yeni yapılmış olan bir aracı kızaklar yardımıyla karadan suya salıvermek.

Eşeği dama çıkaran yine kendi indirir : "yanlış yapan kimse, yanlışı yine kendisi düzeltir" anlamında kullanılan bir söz.

Eteklerini indirmek : Üzerine düşen görevi yerine getirmek.

Gökten zembille mi indi : "uğraşmadan, didinmeden, kendiliğinden mi türedi?" anlamında kullanılan bir söz. "Tanrı'nın özel olarak gönderdiği, saygınlık görmesini istediği bir kişi mi?" anlamında kullanılan bir söz.

Gönül indirmek : Kendisine yakıştıramadığı bir şeye razı olmak.

Hatim indirmek : Kur'an'ı başından sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek.

Hava indirme : Hava kuvvetlerine ait birliklerin hava yoluyla gerçekleştirdiği harekât.

Keçi geberse de kuyruğunu indirmez : "inatçı ölse de inadından vazgeçmez" anlamında kullanılan bir söz.

Kepenkleri indirmek : İşi tatil etmek.

Mideye indirmek : Haksız yere, kanunsuz olarak para kazanmak. yemek içmek.

Rütbe indirimi : Daha alt bir göreve getirilme.

Suratına indirmek : Tokat atmak.

Tahttan indirmek : Hükümdarlığına son vermek.

Yelkenleri suya indirmek : Direnmekten vazgeçip karşısındakinin dediğini benimsemek, kabul etmek.

Herkes : İnsanların bütünü, cümle âlem.

Kabul : Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Akseptans. Bir yere alınma.

Temel : Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.

Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Eş, koca. Erkek. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.

İndi ile ilgili Cümleler

  • İki tane alırsam fiyatı indirir misin?
  • İndirimler ve satışlarla ilgili ilanlar sürekli olarak Tom'un cep telefonuna geliyor.
  • O, resmi indirdi, onun yüzünü gördü ve "vay be" dedi.
  • Ali alt sınıfa indirildi.
  • Bunu indirimli bir fiyatla aldım.
  • İndirimli biletler alalım.
  • İndirmeye başlamadan önce "kaydet" butonuna tıklayın.
  • Jale göz kapaklarını indirdi.
  • Ali jipten indi.
  • İndirim istiyorum.
  • Ali otobüsten indi ve Mary'nin gelmesini ve onu almasını bekledi.
  • İndirimli içki saati, saat altıdan sekize kadardır.

Diğer dillerde İndi anlamı nedir?

İngilizce'de İndi ne demek? : [Indie] adv. therefrom

adj. Indian, of Native American origin

n. Indian, Native American, American Indian, Amerindian

Rusça'da İndi : adj. субъективный, произвольный