İngiliz atı nedir, İngiliz atı ne demek

İngiliz atı; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

1.

yüzyılın sonlarından itibaren yarış yeteneği yüksek olan İngiltere’nin yerli at ırklarıyla 30’un üzerinde Arap aygırı kullanarak kombinasyon melezlemesi yöntemiyle yarış yeteneği ve hız yönünden seleksiyon uygulanarak elde edilmiş, başı büyük ve uzun, kulakları sivri ve az hareketli, boynu uzun ve kuvvetli, cidago uzun kuvvetli ve yüksek, bedeni uzun ve yandan bakıldığında dikdörtgen şeklinde, 6 adet bel omuruna sahip, daha çok al ve doru seyrek olarak kır ve yağız donlarına rastlanan, iklime uyma yeteneği yüksek, yarış ve spor amaçlı yetiştirilen, at ırkları içinde en hızlı koşan bir at ırkı.

İngiliz atı anlamı, tanımı

Atı : Düğün bahşişi. [Bakınız: kazmak]

İngi : Nezle. inme hastalığı. İnme.

İngil : Küçük baş hayvanlara takılan ip ya da kayış tasma: Köpek boğazındaki ingili kırmış. Çocuk başlığı ya da şapkanın çene altından geçen bağcığı. İplik. Kibir: Fatma nine çok ingillidir. Kuşku. Çok zayıf insan ya da hayvan. Sümük. Koyun ve kuzunun boynuna geçirilen tasma.

İngili : Ağaç tepesi.

İngiliz : İngiltere halkından olan kimse.

Uyma yeteneği : Bireyin toplum ya da çevreden gelen uyaranlara, davranışlarını başarılı olarak uydurma gücü. Bireyin çevresel etken ve değişkenliğe ayak uydurma gücü.

 

Kombinasyon : Birleştirme. Tertip.

İklime uyma : Hayvanların yalnızca yeni bir iklime uymaları değil aynı zamanda bulunduğu yeni ortamın bütün koşullarına; yani bakım, beslenme ve kullanılma biçimlerine alışmaları, aklimatizasyon.

Boynu uzun : Karnı dar, boynu uzunca yoğurt çömleği.

Seleksiyon : Seçme. Ayıklanma.

Dikdörtgen : Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.

Melezleme : Melezlemek işi.

Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.

Yağız don : Atlarda beden, bacaklar, yele ve kuyruğu örten kılların siyah renkte olması, hlk. oy.

İtibaren : -den başlayarak, -den beri. -den sonra.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Kuvvetli : Gücü çok olan, zorlu, şiddetli. Saygın, nüfuzlu. Etkili. Görevini iyi yapan, keskin. Sağlam, dayanıklı olan. Çok etkileyici. Üstün, donanımlı.

Yönünden : Bakımından, cihetiyle, yoliyle.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Kombina : Birkaç sanayi kuruluşunun tek yönetimde birleşmesi. Birleştirilmiş et tesisi.

Diğer dillerde İngiliz atı anlamı nedir?

İngilizce'de İngiliz atı ne demek ? : english horse