İstifa nedir, İstifa ne demek

İstifa; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Kendi isteğiyle işten veya bir hizmetten ayrılma
  • İşten ayrılma isteğini bildiren dilekçe.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İstifrâ.

İstifa ile ilgili Cümleler

  • Ali istifa etmemeye karar verdi.
  • Ali Mary'nin istifa etmemesini söyledi.
  • İstifa ediyorum.
  • Ali istifa edeceğini söylüyor.
  • Ali sadece istifa etmeli.
  • İstifa etmen için hiçbir neden yok.
  • İstifa ettiğini sanmıştım.
  • İstifa etmek istiyor musun?
  • İstifa edeceğimi sana düşündüren nedir?
  • “Biz yağmur birikintilerinden istifade etmiştik.”
  • “Kulüpten istifa etmiş, bir daha hiç kumar oynamak istemediğini söylüyor.”
  • İstifa etme zamanı.
  • Ali nihayet istifa etti.
  • İstifa etmek zorundasın.
  • Her üçü de istifa etti.

İstifa ile ilgili Atasözü veya Deyim

fırsattan istifade etmek : ele geçirilen imkân veya durumdan en iyi biçimde yararlanmak.

istifa etmek : işinden çekilmek.

istifade etmek : yararlanmak.

istifayı basmak : herhangi bir sebeple görevinden ani bir kararla çekilmek.

İstifa anlamı, tanımı

İsti : Sıcak, kaynar. Sabibi. [Bakınız: isdi]. Sıcak rüzgâr

İstif : Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılmış olan yığın.

 

İstifacı : Kendi yararını düşünen, çıkarcı.

İstifan : Fes.

Medeni haklardan istifade ehliyyeti : Hak yeteneği (Rechtsfaehigkeit).

İstifade : Yararlanma.

İstifaname : Bir görevden kendi isteğiyle ayrıldığını belirten dilekçe, istifa.

Dilekçe : Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı, istida, arzuhâl.

İstifra : Kusma.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Bildir : Geçen yıl.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Dilek : Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep, temenni, rica, murat.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Kend : Kasaba, şehir.

İşte : Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık. Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde İstif çıtası anlamı nedir?

Osmanlıca İstif çıtası : istif çıtası