Ja türkçesi Ja nedir

  • Jamaica'nın uluslararası plaka kısaltması.

Ja ile ilgili cümleler

English: "How do you like my hair?", asked Jale to her husband.
Turkish: Jale kocasına "Saçımı nasıl buldun?" diye sordu.

English: "I think you're stupid," said Jale.
Turkish: Jale, "sanırım sen aptalsın." dedi.

English: "It's very pretty." "I bought it in Japan."
Turkish: "Bu çok güzel." "Onu Japonya'da aldım."

English: "How do you do, James?" "Fine, thanks for asking. Nice to meet you."
Turkish: "Nasılsınız, James?" "İyiyim, sorduğun için teşekkürler. Tanıştığıma memnun oldum."

English: "I'm Japanese," the boy answered.
Turkish: Çocuk cevap verdi: "Ben Japonum."

Ja ingilizcede ne demek, Ja nerede nasıl kullanılır?

Jaagsiekta : Jaagsiekte. Koyunların akciğer adenomatozisi. atlarda crotalaria cinsi bitkilerin tüketiminden kaynaklanan solunum sistemi belirtileriyle seyreden pirolizidin alkaloit zehirlenmesi.

Jaagsiekte : Koyunlarda oluşan kronik akciğer hastalığı (virüsün yol açtığı). Koyunlarda görülen kronik akciğer hastalığı.

Jaagziekte : Koyunlarda kronik akciğer hastalığı. Koyunlarda oluşan kronik akciğer hastalığı (virüsün yol açtığı). Jaagsiekte.

Jaal goat : Bir keçi türü. Bir hayvan türü.

Jab : Batırma. Yumruk. Batırmak. Saplamak. Saplama. İğne. Şırınga. İtme. Dürtmek. İtmek.

 

Jabber wocky : Anlamsız söz. Zırva. Saçma.

Jabbering : Laklak. Çabuk konuşma. Ses yuvarlanması. Konuşkan kimse. Geveze kimse. Anlaşılması zor hızlı ve gürültülü konuşma. Hızlı konuşan kimse.

Jab out : Kesip atmak. Dışarı itmek. Kopartmak.

Jabbed : Dürtmek. İtilmiş. Saplamak. Batırmak. Dürtülmüş. Ucu keskin bir şeyle dürtülmüş.

Jabber : Hızlı konuşma. Anlaşılmayacak şekilde konuşmak. Hızlı konuşmak. Çabuk konuşma. Ağzında yuvarlamak. Anlık mesajlaşma platformu. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Çabuk çabuk konuşmak. Hızlı ve anlaşılmaz bir biçimde konuşmak.