Jaagsiekte nedir, Jaagsiekte ne demek
Jaagsiekte; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Koyunların akciğer adenomatozisi.
Atlarda Crotalaria cinsi bitkilerin tüketiminden kaynaklanan solunum sistemi belirtileriyle seyreden pirolizidin alkaloit zehirlenmesi.
Jaagsiekte kısaca anlamı, tanımı
Pirolizidin alkaloit zehirlenmesi : Pirolizidin alkaloitleri içeren bitkilerin hayvanlar tarafından tüketilmesi sonucu oluşan zehirlenme. En belirgin değişim karaciğer hücrelerinde çekirdek ve sitoplazmanın 20 kata varabilen büyümesidir. Bu durum zehrin metabolitlerinin mitozu önlemesinden ileri gelir
Koyunların akciğer adenomatozisi : Koyun ve keçilerde görülen, kronik seyirli, D tipi retrovirüslerin oluşturduğu, akciğerleri normalin birkaç katı kadar büyümesi, ağırlaşması ve klinik olarak solunum güçlüğüyle ve egzersiz dayanıksızlığıyla belirgin bulaşıcı, çok sayıda, düşük dereceli karsinom özelliklerini gösteren bronşiyoloalveoler tümör oluşumuyla belirgin viral enfeksiyon, jaagsiekta, pulmoner adenomatozis, akciğer karsinomatozisi.
Solunum sistemi : Organizmada solunumu sağlayan organların tümü, solunum aygıtı.
Adenomatozis : Bez epitelinden köken almış çok sayıda iyicil tümör oluşması.
Zehirlenme : Zehirlenmek durumu. Yılan, arı ve benzerleri sokması sonucu görülen hastalık. Zehirli nesnelerin kana karışması yüzünden baş gösteren hastalıklı belirtiler. Toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum, intoksikasyon. İhmal veya dikkatsizlik sonucu, zehirli bitkiler, endüstriyel atık su, baca dumanı, uçucu toz, zirai mücadele ilaçlan ve benzerleri maddeleri ağızla almak veya temas etmek suretiyle, sentetik ilaçlarla ve dokusal kimyasal maddelerle zehirlenme olayı, hlk. ağulanma.
Alkaloit : Özellikleri ile alkalileri andıran organik madde.
Koyunlar : Boynuzlugiller (Bovidae) familyasının, keçiler (Caprinae) alt familyasından, tıknaz yapılı, çevik olmayan, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkeklerinde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılan bir cins. Boynuzlugiller (Bovidae) familyadan keçiler (Caprinae) alt-familyasına giren Ovis cinsi olup tıknaz yapıları, çevik olmayışları, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkekde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılırlar. Kanada koyunu (Ovis canadensis), Tanrıdağı koyunu (O. ammon poli), bozkır koyunu (O. vignei), evcil koyun (O. aries), argali (O. ammon), muflon (O. musimon), ve yeleli koyun (Ammotragus lervia) türleri iyi bilinirler. Aydın şehri, Yenipazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.
Tüketim : Tüketme işi. Üretilen veya yapılmış olan şeylerin kullanılıp harcanması, yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı.
Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.
Adenoma : [Bakınız: adenom]. Adenom.
Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
Piroliz : Organik bileşiklerin, alkanlara uygulandığında kraking adını alan, sıcaklıkla parçalanması.
Adenom : Genellikle iyi huylu olan ve epitel dokusunda, özellikle bez ve bez benzeri yapılarda oluşan tümör. Adenoma. Genellikle iyi huylu olan ve epitel dokusunda, özellikle bez ve bez benzeri yapılarda oluşan tümör, adenoma. Dış ve iç salgı bezi organlarının kanal veya salgı hücrelerinden köken alan, çevre dokulardan kesin sınırla ayrılmış iyicil bez tümörü.
Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.
Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.
Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.
Pirol : Beşli halka yapısında, azot içeren, porfirinlerin yapısına giren bir madde. Dört karbon ve bir azat ataomu içeren halkaya sahip bir bileşik.
Cinsi : Cinsel.
Zehir : Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem. Büyük üzüntü, acı, keder, sıkıntı.
Diğer dillerde Jaagsiekte anlamı nedir?
İngilizce'de Jaagsiekte ne demek ? : jaagsiekta

Bu kısımda Jaagsiekte nedir? Jaagsiekte ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Jaagsiekte tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Jaagsiekte hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.